Ana sayfa DOSYA KÖY ENSTİTÜLERİ / KIRSAL KALKINMA – DİĞER ÖRNEKLER (1)

KÖY ENSTİTÜLERİ / KIRSAL KALKINMA – DİĞER ÖRNEKLER (1)

441
1
PAYLAŞ

Cumhuriyetimizin en önemli ve özgün eğitim, aydınlanma ve kırsal kalkınma projesi olan Köy Enstitülerinin kuruluşunun 80. yılı nedeniyle hazırladığımız Köy Enstitüleri / Kırsal Kalkınma – Arıcılık ve Balıkçılık konulu çalışmamızın yayınını takiben aldığımız olumlu tepkiler üzerine, çalışmamız sürecinde edindiğimiz diğer örneklerle ilgili bilgi ve kaynakların da değerlendirilmesi, geleceğe aktarılmasının uygun olacağını, değerlendirirken, bana ‘abc’ yi ve ‘insan’ olmayı öğreten zamanında ‘muallim bey’ denilen enstitülü öğretmenlerimin -çaktırmadan- yönlendirmesiyle karşılaştığımı da söylemeliyim…

Söz konusu çalışmamızın yayını sonrasında görüşlerini ileten; Türkiye Öğretmenler Sendikasının (TÖS) cefakar önderlerinden Beşikdüzü KE mezunu Lemanser Sükan öğretmenimizin; ‘… bu araştırmalar için geç kalındı. Çünkü canlı tanıklarının çoğu göçüp gitti…. Köy Enstitülerindeki eğitimin işe, üretime, çevreye örnek olmaya ve ekonomik, kültürel katkı sağlamaya yönelik olduğunu gösteren somut belge olmuş..’ ifadesinin yüreğimi sızlattığını söylemeliyim. TÖS Erzurum Şubesinin, 11.01.1969 tarihinde öğretmenlerin ekonomik ve özlük haklarındaki sorunlara dikkat çekmek amacıyla yaptığı sessiz yürüyüşte, Erzurum Valiliğine bırakılacak ‘siyah çelenki’ taşıyan Lemaser Sükan’ı (1)orta okul öğrencisi olarak izleyen beni diğer örnekleri de yazmaya yöneltti. Ayrıca, araştırma sürecinde bana bilgi-yönlendirme ve önerileri ile destek olan Gönen KE mezunu Ekrem Kabay ile Pamukpınar KE mezunu Kemal Yücetürk öğretmenlerimin çalışmamızın sonucunu göremeden kısa süre önce vefatları da benim için çalışmayı artık zorunlu kıldı… ışıklar içerisinde olsunlar…

Çalışmamızda ‘çoğu göçüp giden’ enstitülü öğretmenlerimizin kırsal kalkınmaya yönelik örnek çabalarını duygusallığa yer vermeden ve de kutsamadan aktarmaya çalıştığımı belirtmek isterim…

Bu yıl 17 Nisan Köy Enstitüleri Haftası’nda; 2002 UNESCO Barış Eğitimi Ödül’lü Doç. Dr. Hayal Köksal; ‘Enstitüler kapatılmasaydı, köyden kalkınma büyük şehirlere göçü durdurur, yoksul insan kalmazdı. Türkiye, dünyadaki ilk 5 ekonomi içinde olurdu. Ülkemizin, gelişmesine vurulan en büyük darbe bu. UNESCO kalkınmakta olan ülkelere, Köy Enstitülerini öneriyor… Enstitülerin, sorun çözme modelinden ilhamla 18 yıl önce İmece Halkaları Sistemini geliştirdim. 30 ülke bunu öğrendi. Şimdi eğitimdeki uygulamaları bizimle paylaşıyorlar. Hindistan’da ‘Aware’ adlı proje Köy Enstitülerine çok benziyor.. ‘ görüşünü dile getirmiştir. ‘Köy Enstitüleri eğitim modelinin değerinin corona virüsü sürecinde bir kez daha anlaşıldığını’ söyleyen Prof. Dr. Selahattin Turan ise; ‘Dünyada ABD’den Güney Kore’ye 100’ün üzerinde ülke, enstitülerin yaşayarak öğrenme ve uygula yönünü geçiriyor. Türkiye, üreten toplum için geçmişte başarıyla uyguladığı Köy Enstitülerini bir an önce geliştirerek, açmak zorunda’ ifadesiyle görüşünü açıklamıştır. (2)

Köy Enstitülerinden ‘iş içinde işle eğitim’ yöntemiyle mezun olarak 1944 yılından itibaren ‘köyün ekonomik hayatını geliştirmek için ziraat, sanat, teknik alanlarında köylülere örnek olabilecek işler yapmak..’ (3) amacı ve idealiyle bozkıra koşan enstitülülerin günümüze de yansıyan kırsal kalkınma çabalarına artık bir göz atabiliriz.

Pazarören KE mezunu Ahmet Çiçek; Ankara-Yenimahalle Yuva ve Sincan Akcaören köyleri ile Yenikent İlköğretim Okulunda 44 yıl görev yaparak 1993 yılında emekli olmuştur. Görev yaptığı dönemde Ankara’nın zirai-ticari faaliyetleri sınırlı, gelir düzeyi düşük köylerinde çalışan Çiçek; okullarında ve köy arazisinde kurduğu uygulama bahçelerinde sebze-meyve ziraatını öğrencileri ile köylülere öğreterek, aile fertleri ile fiilen uygulayarak onlara örnek olmuş, sorunlarının çözümünde destek vermiştir. Aynı şekilde Erzurum’dan kültür ineği getirterek süt hayvancılığının gelişmesinde de öncü rol oynar. Köylerin alt yapı (yol,su, su deposu, kanal vb.) çalışmalarında da öncü olan, kamu-yerel yöneticilerinden de destek alan Çiçek öğretmenin zirai faaliyetlerin tümüne el attığı da görülür. 1960 lı yıllarda geliştirdiği ‘sıcak yastık’ sistemi ile fideciliğin gelişmesinde aktif rol alır.(4) Günümüzde, dönemin teknikleriyle Yenikent’te geliştirdiği sebze fideciliği yörenin önemli gelir kaynağı olduğu şimdilerde bilinmektedir. Yörede kırsal kalkınmaya örnek olacak etkinlikleri saymakla bitirilemeyen öğretmen Ahmet Çiçek’in başarıları ve aldığı ödüller aşağıda belirtilmiştir.

-Türk Eğitim Derneği (TED) Bilim Kurulu 1980 yılı ‘Eğitim Hizmet’ ödülü

-1982 yılında Ankara Ziraat Odaları Birliği ‘Örnek Çiftçi’ ödülü

-1983 yılında Ankara’da ‘Yılın Öğretmeni’ seçilmiştir.

-ÜNİCEF’in 1960 yılında İsrail’de, 1968 yılında Kıbrıs’ta düzenlediği ‘eğitim, öğretim ve uygulama bahçeleri’ gezilerine gönderilir.

-Milli Eğitim Bakanları İlhami Ertem ve Hasan Sağlam’dan ‘Üstün Başarı’ belgesi almıştır.

-M.E.B.’dan 1, Ankara Valiliği’nden 5, Yenimahalle Kaymakamlığı’ndan 3 olmak üzere 9 adet ‘takdirname ve teşekkür’ belgesi almıştır.

M.E.B.’ca, öğretmen Ahmet Çiçek’in Akçaören köyündeki kırsal kalkınmaya yönelik faaliyetlerini konu alan ‘Bir Köy Öğretmeninin Örnek Çalışmaları’ isimli öğretici film 1964 yılında çekilmiş, dönemin öğretmen okulları ile halk eğitim merkezlerinde öğrencilere ve halka gösterilmiştir.

Görev yaptığı dönemde çok sayıda mesleki, tarımsal, kırsal kalkınma vb. konulu eğitim, kurs ve seminerlere katılan Çiçek; öğretmen okullarında çalışmaları hakkında konferanslar vermiştir. Yaşamı boyunca ‘arıcılık’ yapan Yenikent Beldesi ve köylerinde çok sevilen-sayılan Ahmet Çiçek öğretmene görev yaptığı Yenikent İlköğretim Okulu’na ‘adının’ verilmesi ve belediye başkanlığı önerisi yapılmasına rağmen kabul etmediği öğrenilmiştir. 2000 yılında vefat eden Ahmet Çiçek’in adı bir vefa örneği olarak 2005 yılında Yenikent’te açılan endüstri meslek lisesine tüm vatandaşların önerisiyle ve Belediye Meclisinin oybirliği adı verilmiştir. (3) Dileriz ki, ‘Yenikent Ahmet Çiçek Endüstri Meslek Lisesi’ nde (5) gösterilen anlamlı vefa örneği diğer yörelerdeki öğretmenlerimiz için de yapılır…

İvriz KE mezunu Ali ÜNLÜER, kendi köyü Yeşildere’de (İbralı) göreve başlar. İlk işi harap olan okulu yeniden düzenlemek olur. Kardeşi Yakup’ta İvriz’den mezun olup, köylerinde göreve başlar. Ovanın ortasındaki köylerinde geleneksel arpa, buğday ziraatından başka bir faaliyet bulunmamaktadır. Meyvecilik yapmak için babasının ‘el alemi bize güldürme’ diyerek vermediği araziyi, bir arkadaşından alarak Niğde’den getirdiği elma (golden, starking) fidanlarını bir dönümlük araziye diker, artezyen kuyusu açarak sular, gece-gündüz bekçiliğini yaparak korur. İki üç senede ağaçların meyveye durması sonucu; babasının ‘bize de yap biraz’ demesi üzerine kolları sıvar…yörede meyvecilik gelişmeye başlar. Niğde’de yetişen Karaman’da niçin yetişmesin diyerek başladığı meyve-sebze ziraatı çevre köylerde de gelişir. (6) Ayrıca, kavakçılığı da teşvik eder. (7) Köydeki süreci; ‘Şimdi Karaman ovası aynı Niğde ovası gibi meyvecilikle meşgul. Yılda 25 mia TL ‘nin üzerinde elma satan aile var’ ifadesiyle anlatır Ali öğretmen. (6) Niğde’den getirilen elma fidanlarının 1950 li yıllardan bugüne Karaman’da elma olarak soğuk hava depolarına doldurulduğunu görmüştür İvriz mezunu Ali öğretmen…

1960 yılında Karaman merkezinde öğretmen, müdür ve müfettiş olarak görev yapan Ali Ünlüer; 1973 yılında emekli olmuştur. Kardeşi Yakup Ünlüer ise, 40 yaşında vefat etmiştir. Ünlüer öğretmenin Karaman’da 1960 sonrası faaliyetleri aşağıda kısaca verilmiştir.

-Uzun süre ‘Karaman Turizm ve Tanıtma Derneği’ Başkanlığı yaparak, 1961 yılında ‘Türk Dili Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma’ törenlerinin yapılması ve geleneksel hale gelmesinde öncü rol oynamıştır.

-Öğretmenler Derneği ve Türkiye Öğretmenler Sendikası’nda başkanlık yapmıştır.

-1980 yılında itibaren 25 yıl Kızılay Şube Bşk.lığı yapmış, Karaman’da Kızılay Hizmet Binası/200 kişilik Kız Öğrenci Yurdu/Kreş/Kan Merkezi yapımında öncü olmuştur.

-1989-94 yılları arasında Karaman Belediyesi Meclis Üyeliği ve Başkan Yardımcılığı görevlerini yapmıştır.

-Yerel gazete ve görsel medyada da faal olan Ünlüer, 17 yıl Anadolu Basın Birliği Başkanlığı’nı yapmıştır.

Öğretmen Ali Ünlüer’i öğrencisi olan Ahmet Mısırlıoğlu; ‘… becerikliliği, yaratıcılığı ve üretkenliği mensubu olduğu Köy Enstitüsü geleneğinden gelir… uhdesindeki eğitimciliği, kızılaycılığı, gazeteciliği, televizyonculuğu, köşe yazarlığı, titrinin sadece bir kısmıdır. Karaman meseleleriyle bir ömür hemhal oluşunu kaleme almaya kalksak zaten buna da kitabım kifayet etmez’ ifadesiyle anlatır öğretmenini…(7)

Köy Enstitülerinde ‘yol yaptık üzerinde yürüdük, duvar yaptık önünde durduk, sıra yaptık üzerinde oturduk, çatı yaptık altına sığındık’ ifadesiyle anlatan (8) Ali Ünlüer öğretmenin Karamanlıların yüreğinde iz bıraktığını görme keyfini okurla paylaşmak isterim.

Pamukpınar KE mezunu Mehmet BAKLACI; görev yaptığı Tokat-Artova Tucuk köyü ilkokulu ve çevresini ağaçlandırır, çoğunlukla kavak diker, bakımı için öğrencilere sorumluluk verir, örnek olması amacıyla köylüye kavak fidesi dağıtır. Yıllar sonra köye ortaokul yapılacaktır, muhtarlık ilkokuldaki kavakların ahşap aksamında kullanılması için kavakları diken öğretmen Baklacı’ya Erzurum’da telefonla ulaşarak onayını alır, emeğine teşekkür ederler. Tucuk’tan Turhal Kalaycık Köyüne sürgün yiyen Baklacı; Yeşilırmak’ın yanında kurulu 5 dönüm bahçesi bulunan ilkokulda görevine başlar. Okul aynı zamanda Tokat Öğretmen Okulunun uygulama okuludur, imkanları geniştir. O günün koşullarında ortamı daha iyi olan Kalaycık’a sürgününe şaşıran Mehmet Baklacı; Pamukpınar’da Ziraat Ömer’den öğrendiği (9) ‘çöğürden göz aşısını’ yaparak yetiştirdiği 17 bin elma fidanını çevre köylerine de (Asarcık, Üçgözen vd.) masrafı karşılığı dağıtarak fidanlıklar kurar, bakım-budama işlerini yapar, köylülere öğretir. Tokat Öğretmen Okulu’nun uygulama öğrencilerinin de yardımları ile çevre koşullarına göre at gübresinden ‘sıcak yastık’ sistemiyle erken dönem domates fidesi yetiştirerek öğrencilerinin ve köylülerin görmesini sağlar.(10) Bilahare okulun uygulama bahçesinde elma-armut fidanları yetiştirerek köylülere dağıtan Baklacı, köyden Hasan Ağanın fidancılığa devam ettiğini belirterek, köylerde sebze ve meyve yetiştiriciliğinin önemli boyutlara ulaştığını görmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etmiştir.(11) Kalaycık’ta sebze ve meyve yetiştiriciliğinin devam ettiği, özellikle tarla seralarda Tokat cinsi domates yetiştiriciliği yapıldığı öğrenilmiştir. (12)

Pazarören KE mezunu Ahmet PINARBAŞI; 1944-72 yılları arasında kendi köyü Darboğaz ve Ulukışla’ya bağlı köylerde görev yapar. Pazarören KE’ den Darbogaz Köyünden 14 öğretmen mezun olmuştur ve çevre köylerde görev yapmaktadırlar. Darboğaz ve civar köylerde sebze ve meyve ziraatı yapılmaktadır. Elma yetiştirilen bölgede yabani kiraz-mahlep ağaçlarını aşılayarak ıslah edip kiraz dikimini teşvik ederler. Napolyon cinsi siyah kirazın tadı, dayanıklılığı ve son turfanda olma cinsi (geççi) özelliğinin iyi gelir yaratması çevrede teşvik edici olur, Elma bahçeleri kiraza çevrilir. 1973-77 yılları arasında Darboğaz Belediye Başkanlığı da yapan Pınarbaşı uzun süre kiraz yetiştiriciliğine devam ettiği öğrenilmiştir. (13)

19 yıldır Kiraz Festivali düzenlen Darboğaz’da kiraz, ihraç ürünü olarak uluslararası standartlarda üretilmektedir. Napolyon cinsi siyah kirazın başkenti olarak (14) tanımlanan Darboğaz’da 2018 yılında 2 bin ton kiraz hasadından büyük çoğunluğu ihraç edilerek 15 mio TL gelir elde edildiği (15) öğrenilmiştir.

Gönen KE mezunu Süleyman AYDEMİR, görev yaptığı kendi köyü Keçiborlu-Kılıç’ta diğer enstitü mezunu öğretmenlerle (H.Avni Topçu, Esat Ercan, Halil Durnaz-Sağlık Bölümü) ayrı ayrı birer dekarlık elma bahçesi kurarlar, 1969 yılında 11 ton elma satar ve iyi gelir elde ederler. Aynı şekilde diğer öğretmenlerde verimli sonuç alır. Bu gelişme üzerine 1970 yılında diğer köylülerde çok miktarda elma bahçesi kurarlar. Fidan temini, dikimi, budaması ve bakımlarında köylülere yardımcı olurlar. Köyde 7.000 dekarlık elmalık oluşur. 1970 yılında ise ‘köy kalkınma kooperatifi’ kurulur, 160 tonluk soğuk hava deposu yapılarak satış mağazası açılır. Zaman içerisinde öğretmenlerin tüm çabalarına rağmen pazarlama sorunlarını çözemezler. Ancak meyvecilik yörenin önemli gelir kaynağı olmaya devam eder.(16)

Kılıç Köyünde; 610 çiftçi ailesinden 500’ünün elma-kiraz-gül bahçeleri olduğu, şimdilerde ‘lavanta kokulu köy’ olarak tanımlandığı öğrenilmiştir. (17)

Cilavuz KE mezunu Şemsettin TOKDEMİR, Artvin köyleri ile Muş-Bulanık’da öğretmenlik yapar. Memleketi Şavşat’ta ekilebilir verimli arazinin sınırlı olması nedeniyle 1950-57 yılları arasında Muş-Bulanık’a hemşerileri iskan edilmiştir. Askerlik görevi sırasında arazisini beğendiği Bulanık’a tayinini çıkararak Şavşat’lı hemşerilerinin mahallesindeki ilkokulda çalışmaya başlar. Okulu olmayan mahallede önce 2 sınıflı okul yapar, bir kaç yıl sonrada onun girişimleri ile şimdilerde 8 yıllık eğitim veren Süleyman Paşa İlköğretim Okulu yapılır. Okula Bulanıklılar ismini vermek isterler kabul etmez. (18)

Bulanık’taki mahalleyi Karadeniz’deki gibi ormanlık ve yeşillik yapmak için çabalar, öncü olur. Yöre halkına tarım alanında sebze ve meyve yetiştirmede örnek olur, destek verir. Üzüm bağları kurar, artezyen açtırarak su sorununu çözer. 1960’lı yıllarda Bulanık’ta ilk defa şeker pancarı ve mısır ziraatını başlatır, özellikle şeker pancarından verim alınması üzerine pancar ekimi genişler. Yörede ilklere imza atan Tokdemir, Muş’ta şeker fabrikası kurulması için girişimlerde bulunur, öncülük yapar. (19) 1982 yılında faaliyete başlayan Muş Şeker Fabrikası şimdilerde özelleştirilmiştir. Fabrika 310 bin ton şeker pancarı işleme, 41 bin ton şeker üretimi kapasitelidir. (20)

Gönen KE mezunu Ekrem Kabay; 1953 yılında göreve başladığı kendi köyü Yeşilova-Gençali’de, öğrencileriyle çok miktarda ‘meyve ve selvi kavak fidesi’ yetiştirir. Bu köydeki bugünkü zengin yeşilliği benim öğrencilerimin eseri olduğunu gururla söyleyebilirim. Hatta köyün ortak malı 4 dekar alana kavaklık yaptık. 2500 kavak diktik. 1956 yılı olarak hatırladığım kavaklıkta 2 kez kesim yapıldı. Köye ortak otobüs alındı.. çocuklar kendi meyvelerini kendi diker hale geldiler… ifadesiyle yaptıklarını anlatır. (10) 1973 yılında Burdur Senatörü seçilen Ekrem Kabay; diğer köylerdeki öğretmen arkadaşlarının da katıldığı kavak dikiminin verimli olması sonucu, Yeşilova ilçesinin diğer köylerinde de kavakçılık yapıldığını, 1980 yılına kadar ilçe ekonomisinde önemli gelir yarattığını ifade etmiştir.(21)

Çifteler KE mezunu Dursun Kara; öğretmenliğe başladığı Kızılcahamam-İyceler Köyünde amacı çevre köylerle birlikte tarımsal faaliyetlerde örnek ve öncü olmaktır. Arıcılık faaliyetlerinden olumlu sonuçlar (9) alan Kara, sebze ve meyve yetiştiriciliğine de yönelmiştir. Köylüler, ‘köyü motorlu değirmen alarak değirmen , susuz bahçelere su çıkarmak için motopomp alarak su sıkıntılarından’ kurtardığını, marangozhane kurduğunu anlatırlar. Dursun Kara; sebze ve meyve yetiştiriciliğinde de olumlu gelişme sağlamıştır. (6)

Çifteler KE mezunu Cafer PEKMEZ; görev yaptığı Dumlupınar’da enstitüde öğrendiği teknik tarım konusunda girişimlerde bulunur, öncülük yaparak ‘Dumlupınar Kalkınma Kooperatifi’nin’ kurulması ile ekipman temini konusunda devlet desteği sağlar. Yörede makinalı tarıma geçilmesi amacıyla yoğun çabalar gösterir, traktör alarak öncü ve başarılı olur. Dumlupınar’a ilk mibzeri, ilk traktörü sokan Pekmez, 1944 yılında M.E.B. ‘ınca üstün başarılı sayılmış, kendisine tırmıklı biçme makinası gönderilmiştir. (6) Ayrıca, kendi arazisine kavaklık kurduğu öğrenilmiştir

1959 yılında ‘Dumlupınar Abide Yaptırma Derneği’nin’ kurulmasında aktif rol almış, başkanlığında bulunmuştur. Girişimin ‘İlk Hedef Anıtı’ yapımına evrilmesi hakkında yaptığım araştırmada kamu kurumları dahil anıtın tüm tanıtım yazılarında sürecin; ‘ Mustafa Kemal ‘in ‘Ordular İlk Hedefiniz Akdenizdir İleri! … emrini verdiği yerde.. 1959 yılında kurulan Abide Yaptırma Derneği öncülüğünde ülke çapında açılan yardım kampanyası ile halk tarafından yaptırılmıştır. Temelleri 30 Ağustos 1964 tarihinde atılmıştır…Yapımı Y.Mim.Müh. Doğan Tekeli ve Heykeltıraş Yavuz Güney’e ait anıtın Atatürk kısmı 30 Ağustos 1968 de bitirilmiş… şimdiki durumu alması 1972 yılına kadar sürmüştür.’ ifadesiyle anlatıldığı, görülmüştür.(22) 1959-72 yılları arasında Cafer Pekmez’in önderliği, ‘İlk Hedef Anıtı’ nda kamu ve diğer kurum tanıtımlarında her nedense yok sayılmıştır… ama abide Dumlupınar’da ilk hedefini göstermektedir…

Halkla kurduğu yakın ilişkiler sonucu, 1973-77 yıllarında Dumlupınar Belediye Başkanı seçilen Pekmez; görev döneminde iz bırakan yerel yönetim hizmetleri yanında Almanya’daki işçilerin un fabrikası kurmalarını teşvik ederek istihdam ve ticaret hacminin gelişmesine öncü olmuştur.. (6) Dumlupınarlılar Pekmez öğretmeni; ‘Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde kendine ait tapulu kavaklığı satarak Mustafa Kemal Atatürk’ün Ordular İlk Hedefiniz Akdenizdir İleri komutunu simgeleyen İlk Hedef anıtını yaptıran ve ilçeye 40 km. uzaklıkta Murat Dağının eteklerinden ilçeye içme suyu getiren EFSANE Belediye Başkanı Emekli ÖĞRETMEN’ olarak hatırlarlar. (23)

Cafer Pekmez Öğretmenin öncülük ederek kurduğu kooperatif ve un fabrikasının gayri faal olduğu öğrenilmiştir.

Pamukpınar KE mezunu Mürteza Üstündağ’ın Zara’da fenni arıcılıkla ilgili çalışmalarına Arıcılık konulu çalışmamızda yer verilmiştir. (9) Zaralıların Mürteza Öğretmeni 1962 yılında Ulaş Devlet Üretme Çiftliği’nden ‘gazla çalışan kuluçka makinası’ alarak 1975 yılına kadar civciv yetiştirmiştir. Özellikle köylerde kümes tavukçuluğunun gelişmesi için öncülük yaparak verimli ırklardan civciv ihtiyaçlarını karşılamıştır. Yörede büyük kentlere göçün hızlanması nedeniyle civciv yetiştiriciliğini bırakmıştır. (24)

Pamukpınar KE Tarım Öğretmeni Ömer YURDUGÜL; 1926 yılında Atatürk Orman Çiftliği’nde çalışma hayatına başlamıştır. Tonguç’un önerisiyle Arifiye, Pazarören, Pamukpınar KE’de (öğretmen okulu) yaklaşık 42 yıl görev yaparak 4.000 öğretmen yetiştirmiştir. Tarım öğretmeni olarak mezun ettiği öğrencilerinin kırsal kalkınma çalışmalarına yer verdiğimiz Yurdugül; 1942-71 yılları arasında çalıştığı Pamukpınar’da Yıldız Dağının soğuğunu kesmek için yerleşke çevresine 10.000’nin üzerinde kavak ağacı, şimdilerde ‘YURDUGÜL FİDANLIĞI’ olarak bilinen bölgeye ise öğrencileri ile birlikte 190.000 çam ağacı yetiştirmiştir.(25)

Köy Enstitüsünden mezun olan öğretmenlerin görev yaptığı köy ve çevresindeki köylü vatandaşlar için kırsal kalkınmaya ve halk eğitimine yönelik emek ve çabaları anı ve anlatımlarında sık sık görülmektedir. Görev yaptıkları okullarda ; ‘ sabahın erken saatlerinden akşama kadar, tıpkı enstitülerde olduğu gibi aralıksız çalışan eğitmen ve öğretmenler, akşamları lambalı, lükslü akşam okullarında da en azından 1,5-2 saatlerini de harcadılar. Okuma yazma öğrettiler. Türlü vatandaşlık, tarım bilgilerini kazandırdılar, örnekler verdiler. Onların halk eğitimi alanındaki bu çalışmalarına sadece öğretmenlerin başarıları üzerinde etkili…’ olması da elbette söz konusu olmuştur. (26)

Köy Enstitülerinin öncüsü YÜCEL-TONGUÇ-BAYIR’ların ve öğrencileri MEÇHUL ÖĞRETMENLERİMİZİN var ettiği aydınlığa her zamankinden fazla ihtiyacımız olduğu günümüzde ‘üreterek’ değer yaratmanın’ anlamlı olduğu düşüncesindeyiz.

Kaynaklar :
1-Memleket Yollarında/Lemanser Sükan
2-www.sozcu.com.tr/17.04.2020
3-4274 sayılı yasa 10.md.
4-Atilla Çiçek’le görüşme/02.06.2020
5-www.yenikenteml.meb.k 12.tr
6-Köy Enstitüleri ve Toplum Kalkınması/B.Mutlu Aydın
7-www.karamaninsesi.com/Tevfik Diker/02.05.2019
8-www.karamnaninsesi.com/Ahmet Mısırlıoğlu/04.05.2019
9-www.kalabalikcadde.com/KE-KK-Arıcılık/22.04.2020
10-Anadolu’da Aydınlanma Ateşini Yakanlar(3)/Erdal Atıcı/Keçev Yay.
11-Mehmet Baklacı ile görüşme/30.05.2020
12-www.tokat.tarimorman.gov.tr/12.07.2019
13-Pazarörenli Yıllar/Ali Salman
14-www.dursunozden.com.tr/Aysel Yetiş
15-www.hurriyet.com.tr/25.08.2020
16-www.zmo.org.tr/Köy Enstitüleri ve Tarım
17-kiliçkasabası.blogspot.com
18-www.bulaniktutkusu.com
19-İkinci Kuşak/Lemanser Sükan
20-www.tarlasera.com
21-Ekrem Kabay’la görüşme/29.06.2019
22-www.dumlupinar.tr.gg/İlk Hedef Anıtı
23-www.dorukmedya.com/23.0.3.2016
24-Amil Üstündağ’la görüşme/24.10.2019
25-Ziraat Öğretmene Veda/Yeni İstanbul-1970 Mayıs
26-Köy Enstitüleri/Şevket Gedikoğlu

 

 

 

 

 

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Yorum yap!
Adınızı giriniz