Ana sayfa DOSYA KÖY ENSTİTÜLERİ / KIRSAL KALKINMA – DİĞER ÖRNEKLER (2)

KÖY ENSTİTÜLERİ / KIRSAL KALKINMA – DİĞER ÖRNEKLER (2)

181
0
PAYLAŞ

Köy Enstitülerinde kırsal kalkınmaya yönelik çalışmaları; ‘… toplum kalkınmasının ana damarı ekonomik kalkınmadır. Köy Enstitüsü mezunları sadece okuma yazma öğretmeyeceklerdi, köyün ekonomik yapısını da düzelteceklerdi. O zaman herkes yerinde yurdunda kalacaktı, göç olmayacaktı.Herkes yerinde işinin başında olacaktı. Kooperatifleşme olacaktı, herkes ekip biçtiğini kimseye aldanmadan satma olanağına sahip olacaktı ve köylünün ekonomik kalkınması sağlanacaktı..’ ifadesiyle tanımlar Çifteler KE mezunu Talip Apaydın. (1) Köyün ve köylünün ekonomik kalkınmasını da sağlamak için bozkıra koşan enstitülülerin kalkınma örneklerine göz atmaya devam edelim.

Arifiye KE mezunu Ömer KALYONCU; 1945 yılında Bilecik-Pazaryeri ilçesi Ahmetler Köyünde göreve başlar, 25 yıllık öğretmenliği süresinde fasılalarla toplam 11 yıl Ahmetler’de çalışır, meslek yaşamının diğer dönemlerinde köyle ilişkisini sürdürür. Pazaryeri Halk Eğitim Merkezi Md. den emekli olur. Meslek yaşamının ilk dönemlerinde yaşadığı çok çetin koşulları aşarak köye ve çevresine yararlı olmaya çalışması, köylülerle yakınlaşmayı sağlar. Çalışma süresinde köylülerle iş birliği içerisinde Teknik Ziraat ve Fidanlık Müdürlüğünün desteğiyle meyvecilik konusu ele alınarak uygulamaya geçilir, çevre köylere de destek verilir. 1946-47 yıllarında erkek öğrencilerine dere boyundaki tarla ve arazilerine 100’er adet kavak ağacı dikme ve bakım zorunluluğu koyması, sorunlara rağmen başarılı olur. Çok geçmeden köylülerce su boylarına kavak dikilmedik yer kalmaz. Bölgenin toprak, mera ve su kaynakları iyi olmasına rağmen hayvancılık, tahıl ve pancar tarımından başka geçim kaynakları bulunmamaktadır. Sınırlı sebze tarımı yapılan köyde meyvelerden ‘acı eriğin’ bile bulunmadığını anlatır Ömer öğretmen. Okula çeşme yapılmasından sonra uygulama bahçesinden verim alınması, köylüleri sebze ve meyve tarımına yönlendirir, oda destek olur.

Bu süreçte 5.000 meyve fidanı, 200 dönümlük araziye badem fidanı dikilmiştir. İller Bankasından sağlanan hibe ve köylülerin katkısı ile bir traktör ile harman makinası alınarak kullanılır. 1963-64 yıllarında toplam 7.000 adet İtalyan melezi kavak fidanının 1.000 adedini Ahmetler olmak üzere civar köylere dağıtımını sağlar. Topraksu Bölge Müdürlüğünün yardımları ile 1966 yılında ‘Ahmetler Topraksu Kooperatifi’ kurularak Değirmensuyu deresinin ıslahı ve sulama kanalları yapımı ile arazinin sulanması çalışmalarında öncü olur. Ahır hayvancılığı, yem bitkisi yetiştiriciliği hızla gelişir. 1967 yılında 2 numaralı ‘Aile Konserve Evi’ yapılır. Bilecik’te bulunan konserve fabrikasının ham madde ihtiyacı olan ‘araka’ (iç bezelye) tarımı konusunda yetkililerle anlaşarak civar köylerle birlikte araka tarımına başlanır.

1967 yılında ilçe merkezinde mevcut 113 adet halı dokuma tezgahlarını 2 yılda 200’e çıkarılması hedeflenerek köylerde ‘halı dokuma’ kurslarının açılmasına önayak olur. Sümerbank Hereke Fabrikasına halı dokuyan tezgahlarda 190 kişilik istihdam yaratılır. İlçede var olan yöresel kumaş dokuma tezgahlarının iyileştirme girişimleri sonucu dokumacılık gelişir.

Kısa bir süre çalıştığı beslenme eğitimciliği sırasında; bira imalatında maya olarak kullanılan, tamamen dışarıdan ithal edilen yüksek gelirli sanayi bitkisi olan şerbetçi otu yetiştirilmesiyle ilgili Tekel’le işbirliği içerisinde yapılan çalışmalar sonucu ilk ekim denemesini Ahmetler köyü ilkokulu ile iki köylünün bahçelerinde yapılır. Yetiştirilen şerbetçi otu köklerinin Tekel Enstitüsünde yapılan tahlillerinin olumlu çıkması üzerine; Türkiye’de ilk kez Pazaryeri ilçesinde şerbetçi otu yetiştirilmesine başlanır. Yapılan deneme tarımında 3. yılda verime ulaşılıp, iyi gelir elde edilmesi sonucu 1965 yılında yörede şerbetçi otu tarımı tercih edilir hale gelir. 1971-72 yıllarında şerbetçi otu dikim alanlarının genişlemesi üzerine Tarım ve Tekel Bakanlıklarınca Pazaryeri’nde şerbetçi otu kurutma fabrikası yatırım kararı alınır. (2)

Ahmetler ve Pazaryeri’nde yaptığı kırsal kalkınma çabaları saymakla bitmeyen Kalyoncu; 1969 yılında Hacettepe Üniversitesi Nufus Etütleri Enstitüsünün açtığı ‘Köye Hizmet Yarışması’nda (KALKINMA ÖNDERLERİ) yarışmasında Türkiye 3. sü seçilmiştir. (2) Kalyoncu öğretmen ‘Değişen Köy Ahmatlar’ başlıklı çalışmasında Ahmetler’de yaptığı çalışmaların yanında; çevre köyler Günyurdu, Kınık, Dülgeroğlu, Karaköy, Dereköy, Firanlar, Arapdede, Gümüşdere köylerinde yaptığı çalışmalardan da kısa örnekler vermiş, uyum içerisinde çalıştıkları öğretmen arkadaşı Salih Atalay ve diğer görevlileri de belirterek ekip ruhu ve dayanışmaya verdiği önemi vurgulamıştır. Öğretmen Kalyoncu; halkla kurduğu olumlu gelişmeler sonucu 1983 yılında Pazaryeri Belediye Başkanı seçilmiş yerel hizmetlerde de başarılı çalışmalar yapmıştır.

Kızı Kıymet Kalyoncu Kırçıl; Babası Ömer Kalyoncuyu; ‘Görev yaptığı Pazaryeri Ahmetler’de dürüst ve tarafsız çalışmaları arasında okul binası inşası, ders eğitim ve araçları temini, okul, bahçe ve çevre düzenlemeleri, kız öğrencileri okula kazandırılması ve taşınması, öğretmen-köylü yakınlaşması, dayanışması, okul müsamereleri, okul çeşmesi ve içme suyu, fidan dikimi, okul kitaplığına kazandırdığı kitaplar, eğitici kurslar açılması, köye bir harman makinası, traktör kazandırılması, zirai çalışmaları gibi başarılı çalışmaları takdir görmüştür’ ifadesiyle yıllar sonra anlatır.(3)Önemli bir endüstriyel bitki olan, katma değeri yüksek bira hammaddesi, unlu mamullerde maya, ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılan şerbetçi otu sadece Bilecik-Pazaryeri’nde üretilmektedir. ‘Pazaryeri ilçesinin, Efes, Tuborg ve Tekel fabrikalarının ürettiği biranın hammaddesi şerbetçiotu ihtiyacının % 28’ini karşıladığı, 25 köyde 995 çiftçi ailesince ziraatının yapıldığı’ öğrenilmiştir. (4)

Hasanoğlan KE mezunu Halil ULUKAN’ın, Nallıhan-Çayırhan Bucağında görev yaptığı dönemde (1954-67) balıkçılıkla ilgili yaptığı çalışmalara Balıkçılık konulu çalışmamızda yer verilmiştir (5) Sarıyar Barajı yapımı nedeniyle eski yerinin 8 km doğusunda yeniden planlı olarak imar edilen yeni Çayırhan’ın içme suyunun getirilmesi ve zirai faaliyetlerin çeşitlendirilerek geliştirilmesi çalışmalarında sorunlar yaşaması nedeniyle sınırlı gelişmeler sağlayan Ulukan, tavukçuluk çalışmalarına yönelmiştir. 1959 yılında aldığı 1.500 yumurta kapasiteli kuluçka makinasının revizyonu ve deneme sürecinin olumsuz olmasına rağmen, Ankara Tavukçuluk Enstitüsünden alınan ciccivlerle muhtarın desteğini alarak kümes tavukçuluğunu canlandırılmıştır.

Baraj gölünün bir iş adamı ‘ağaya’ verilmesi ve dışarıdan işçi getirerek balıkçılık yapması ve diğer tatmin edici gelişmeler sağlayamaması üzerine; çıkış yolunu ‘kooperatif’ kurmakta görerek çalışmalara başlamıştır. Halil Öğretmen, yaşadığı sorunlar ve tehditlere rağmen uzun uğraşlarla sorunları aşarak, ‘Çayırhan Nahiyesi Mahdut Mesuliyetli Toprak ve Su Ürünleri İstihsal ve Satış Kooperatifi’nin, 1962 yılında kurulmasını başarmıştır. Kooperatifin ve köy hükmi şahsiyetinin baraj gölünde balıkçılık yapması amacıyla başlatılan hukuki sürecin olumsuz sonuçlanması sancılı kooperatif sürecinde yönetimi yeni arayışlara yöneltir. Sınırlı imkanlarla da olsa kooperatifin tahıl alımına girerek aracılara alternatif oluşturması üreticileri memnun eder. Yeni değişen bucak müdürü ve kaymakamın kooperatif yönetimine destek vermesi ivmeyi hızlandırır, sermeye yapısı güçlenir. Bu süreçte üyelerin kooperatifin kendilerinin olduğuna inanmaları en önemli kazanımı olur.

Artık Çayırhan Kooperatifi adı ve çalışmaları çevrede duyulmuştur. Ancak, Halil Öğretmenin arayışları devam etmektedir. Kooperatif üyelerinin yurt dışına işçi olarak öncelikli gönderilmesi için girişimlere başlayan Ulukan, İş ve İşçi Bulma Kurumu ve Köy İşleri Bakanlığı Kooperatifçilik Dairesi ile görüşerek, gerekli denetimleri vererek 200 kişilik işçi kontenjan almasını sağlar ve 186 üyenin Almanya’ya işçi olarak gönderilmesi gerçekleşir. Almanya’ya giden üyelerin taahhütlerini yerine getirmesiyle mali yapı güçlenir, kooperatifin imkanları genişler. Bu süreçte çıkan yangında Kızılöz Köyünün tamamen yanması sonrası kooperatifin yaptığı sosyal yardımlar ve dayanışma çevrede memnuniyet yaratmıştır. Yaşadığı sıkıntılı süreci Ulukan Öğretmenin öncülüğünde aşan Çayırhan Kooperatifi artık yükseliş dönemine girmiştir…

1967 yılında Eskişehir Necatibey İlkokuluna tayin olan Halil Ulukan Çayırhan’la ilişkisini sürdürmüştür. Ayrıldığı dönem itibariyle Ticaret Odası kayıtlarına göre 1. sınıf tüccar kategorisine giren kooperatifin ulaştığı sonuçların bir kısmı aşağıda örnek olarak verilmiştir.

-Ortak sayısı 250’nin üzerine çıkarılarak ödenmiş sermayesi 1.300.000.TL ye ulaşmıştır.
-Kooperatife ait bina,depo vb. tesisler kurmuş, tüketim satış mağazası açmıştır.
-Ortaklara kredi imkanları genişlemiştir.
-Petrol Ofisi istasyonu ve bayiliği açmıştır.
-2 adet biçerdöver, 1 adet kamyon, 1 adet pikap, 1 adet minibüs alınarak ortakların ihtiyacına sunulmuştur. Gerekli olan diğer demirbaşlar alınmıştır.
-400 kişilik bir kapalı sinema salonu inşa ettirilerek ortakların ve Çayırhanlıların sosyal etkinliklerine sunulmuştur.

Halil Ulukan Öğretmen; Hacettepe Üniversitesi Nufus Etütleri Enstitüsünün 1969 yılında açtığı ‘Köye Hizmet Yarışması’nda’ (KALKINMA ÖNDERLERİ) Türkiye 2. seçilmiştir. Ulukan Öğretmen;’ ‘Çayırhan’da Kalkınma Savaşı” konulu çalışmasında yaptığı çalışmalarda kendisine destek olan, uyum içerisinde çalışan Çayırhanlıları, öğretmenleri, kamu ve yerel yöneticileri ile kamu kurum yöneticilerini, siyasilerin tek tek adlarını vererek ekip çalışması ve dayanışmaya verdiği önemi vurgulamıştır.(2)

Halil Ulukan Öğretmenimizin uzun ve çileli uğraşlarla kurduğu kooperatif; ‘S.S. Çayırhan Kalkınma Kooperatifi’ unvanı ile günümüz itibariyle faaliyetine devam ettiği öğrenilmiştir. Kuruluşunun üzerinden 58 yıl geçen kooperatifin 85 üyesi olduğu, benzin istasyonu, eski sinema dahil 1970 öncesi gayrimenkullerin kiraya verilerek değerlendirildiği, yeni yatırımlarının da olduğu öğrenilmiştir. (6)

(1960 lı yıllarda İş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığı ile Almanya’ya işçi gönderilmektedir. Kurum bazı kooperatif türlerinin üyelerine kontenjan ayırarak öncelik tanımıştır. Çayırhan Koop. de olduğu gibi bu avantaj öğretmenlerin etkin olduğu yönetimlerce kullanılarak, Almanya olanaklarından yararlanılmıştır.İleriki bölümlerde de örnek verilecektir. )

İvriz KE mezunu Hasan CAN; Konya-Ereğli köyleri ile merkez ilçe ilkokulunda ve Ereğli Müzesinde 25 yıl çalıştıktan sonra emekli olarak, Ereğli Güneş Gazetesini ve matbaasını kurmuş, gazeteciliğe başlamıştır. Yörede halkın sorunlarına sahip çıkan ve halkın sesi olmayı amaçlayan Can, yılmadan mücadelesine halen devam etmektedir.

Öğretmenliği döneminde arkeolojiye ilgisi nedeniyle ilçede yaptığı araştırmalar sonucu Ereğli Müzesine aralarında çivi yazılarının da bulunduğu bir çok tarihi eser kazandırır. Tarihi eserler konusunda başarıları dikkati çeken Hasan Can’ın kadrosu M.E.B.’da iken Kültür Bakanlığı’nın talimatı ile Ereğli Müze Müdürlüğüne atanır. (7)

Emeklilik döneminde Türk Kadınlar Birliği Ereğli Şubesinde ‘eğitim kervanı’ adıyla bir grup kurarak uzak dağ köylerine sağlık hizmetleri götürülmesine ön ayak olur. Ayrıca; ‘Ana ve Çocuk Sağlığını Koruma Derneği’ kurucu başkanıdır. Ereğli’de ilk olarak ‘Atatürk Ormanı’ Can’ın girişimleri ile kurulur. Türkiye’de ilk defa ‘Şehitler Ormanı Kurma ve Koruma Derneği’ kurarak, 45 dekar araziye çam, sedir vd. ağaçlarla birlikte 300 adet ceviz ağacının dikilmesini sağlar. Ceviz ağaçlarının gelirinden şehit çocuklarına yüksek tahsil bursu verilmesi amaçlanır. Bugüne kadar ilçede 5 hatıra ormanı kurulmasına öncü olan Can, 6. hatıra ormanını da Atatürk’ün anısına adayacaklarını belirtmektedir. (8)

1954 yılında mezun olduğu İvriz KE binalarının Kültür Bakanlığınca ‘korunması gereken kültür varlıkları kapsamına alınması’ çalışmaların da öncü olan Hasan Can, 2018 yılından beri okulun kapatılmaması, bina ve arazilerinin korunması çabaları kamuoyuna yansımıştır. Konuyu ‘Köy enstitüsü binalarına da tahammül edemiyorlar’ (9) , ‘Okulumu yaşatın'(10), ‘Köy enstitüsünün arazisine göz dikildi'(11) başlıkları ile gazetelere yansıyan öğretmen Hasan Can’ın mücadelesinde Ereğlililerin yalnız bırakmadığı öğrenilmiştir.

Pamukpınar KE’den 1944 yılında mezun olan Yusuf Ziya KÜÇÜKYILMAZ; Kemah-Kömür Köyünde 8 yıl görev yapar. Köy Eğitmeni Rüştü Canoğuz’la uyum içerisinde çalışırlar. Yörede ‘Kemah tuzu’ olarak bilinen tuzla (tuz ocağı) bulunmakta, o dönem Tekel tarafından işletilmektedir. Arazisi sınırlı ve engebeli olan köyde zirai faaliyetler sınırlıdır. Küçükyılmaz öğretmen Pamukpınar’da Ziraat Ömer’den öğrendiği fenni arıcılığı ailesinde bulunan kara kovanları fenni kovanlara naklederek arıcılığa devam eder, köylüye örnek olur. Halen Kemah’ta çocukları arıcılığa devam etmektedirler.Ziya öğretmen, Kömür köyü ile Dutlu (Çönencil) köyü altında kalan araziden geçen dereyi ıslah ederek alüvyonlu toprakları tutmak amacıyla kavak dikimi konusunda incelemeler yapar. 1950’li yıllarda belirtilen mevkideki ıslah bölgesindeki arazinin bir bölümü okula ve köye ait olmak üzere imece usulüyle kavak dikilmesini sağlar. Ayrıca, bu mevkide köyden isteyen her haneye ve öğretmen Küçükyılmaz’a gene imece usulüyle ‘kavaklıklar’ kurulur. Yıllar içerisinde satılan kavak ağaçları köylüler için gelir yaratır. Ziya öğretmen ise; 1976 yılında emekli olduktan sonra kavaklarını toptan satarak yıllar sonra gelir elde eder.

Askerlik görevini takiben Erzincan-Üzümlü Bucağı’nda çalıştıktan sonra 1957 yılında Kemah Necatibey İlkokuluna tayin olur. Kemahlı olması ve öğretmenliğinin ilk yıllarında yörede çalışması nedeniyle Kemah’tan geçen Fırat’a (Karasu) bağlanan çay ve derelerdeki su taşkını ve erezyon sorunlarını bilen Ziya Öğretmen 1960 lı yıllarda Kömür Çayı-Fırat bağlantı mevkiinin ıslahı amacıyla öğretmen, eğitmen ve yerel esnafla değerlendirmeler yapar. Kömür Köyünün alt mevkii ile Fırat nehri arası yaklaşık 4 km.lik Kemah-Refahiye sınırları içerisinde derelerin birleşmesi ile oluşan Kömür çayının aktığı yer yer 750 mt. genişliğe ulaşan yatakta hızla akan su rüzgarında etkisiyle sık sık yatak değiştirmekte, bahar aylarında bulanık su tüm sahayı kaplamaktadır. Bu durum yörede ulaşım sorunları, can ve mal kayıpları ile alüvyonlu toprak kaybına neden olmaktadır. 1960 yılında bu mevkideki derenin ıslahı ve arazinin değerlendirilmesi amacıyla kooperatif kurulmasına karar verilir. Kemah Kömür Çayı Islahı ve Kavakçılık Kooperatifi, bir üyenin en fazla 4 hisse (hisse değeri 125.-TL) alacağı şartı ile kurulur ve ilgi görür. Kooperatif yönetimi Gümüşhane-Kelkit çayı ıslah çalışmalarını yerinde inceleyerek ve görüşmeler yaparak hareket planı oluşturur. ‘Çayın geniş alanda akan hızını kesmek için menderesler’ oluşturarak Kelkit’teki gözlemlerinin uygulanmasına karar verilir, çalışmalara başlanır. Islah edilecek mevkiin Kömür köyünün alt bölümünden selinti ve birikintiyi toplayan, suyun hızını azaltan ‘domuz burnu’ tabir edilen duvarların arkasına söğüt-kavak ağaçları dikilerek ‘mevzi ağaçlandırma’ sürdürülür. Uygulama çalışmaları sürerken Kemah Belediyesi’nin çalışma yapılan mevkiinin ‘hazine arazisi’ olması nedeniyle müdahale ederek dava açması ve engelleme girişimi başlar. Yıllarca süren dava aşamasında proje yönetimce sonlandırılarak kooperatifin iştigal konusu ‘el dokuma halıcılığı’ olarak değiştirilir. Bu amaçla arazi ve dokuma tezgahları alınır, ancak 1970 li yıllarda ‘makina halısının’ yaygınlaşması nedeniyle yatırım durdurulur, arazi ve demirbaşlar satılır. Her iki girişimin akamete uğraması sonucu kooperatif gayri faal duruma düşer.

Ziya öğretmen ve arkadaşlarının 1960’lı yıllarda verdiği taşkın koruma ve erezyonla mücadele örneği kavakçılık çalışmaları ile el dokuma halıcılığı girişimleri başarılı olmamasına rağmen yörede 1980 li yıllara kadar kavakçılığın gelir yaratan bir yatırım olduğu öğrenilmiştir. (12)

(Kırsal Kalkınma örneklerinde enstitü mezunu öğretmenlerin önemli çoğunluğunda ‘kavakçılık’ girişimlerinin olduğu görülmektedir. Bunun en önemli nedeninin sert anadolu ikliminde kavak ve söğütün dayanıklılığı, çabuk yetişmesinin, bakım kolaylığının olduğu düşüncesindeyiz. Ayrıca dönemin koşullarında kavağın köylerde inşaatlarda kullanılması ve yerel düzeyde de talep yaratması, alternatif azlığı nedenleri de söylenebilir. Kavak ağacının ‘..odunu kolay işlenebildiğinden kibrit sanayinde, müzik aleti yapımında, lif, kereste ve kontrplak üretiminde kullanıldığı… kağıt endüstrisinde de verimli kullanım alanı bulduğunu…’ (13) ve ülkemizin ‘kavak ağacı’ ziraatında dünya 3. üncüsü’ olduğunu da (14) belirtmek isteriz.)

Çifteler KE mezunu Süleyman ÇALIŞKAN; Kütahya-İkizhöyük, Eşme-Güllü, Karahanlılar-Kulköy ve Paşalar Köyleri ile Uşak-Halit Ziya Uşaklığil Ortaokulunda görev yapmıştır. Öğretmenlik yaşamını ‘ödül alamadım soruşturmalar geçirdim’ ifadesiyle özetleyen Çalışkan öğretmen görev yaptığı İkizhöyük köyünde ‘bez dokuma tezgahlarının’ iyileştirilmesi ve geliştirilmesinde, Külköy’de ise yol çalışmalarında öncülük yapmıştır. Kendi köyü olan Paşalar’da ise, o yıllarda tezgah adedi 250 ye ulaşan bez dokumacılığının geliştirilmesi çabaları öne çıkar. Köyde eşi ile birlikte kadınlara yeni bez dokuma yöntemlerini öğreten Çalışkan öğretmen, öğrencilerine ise; ‘dokuma ile ilgili hesaplamaları.. bobin sayısını.. çözgü ipinin-tarağın numarasını’ öğretmeye çalışır. (15) Dönemin koşullarına göre dokuma tezgahlarının makineleşmesi girişimlerine de öncülük ederek, yörede aile işletmesi olan tekstil işletmelerinin büyümesini teşvik eder. Emekli olduktan sonra da köyü ile ilişkilerini sürdüren Süleyman öğretmen 1996 yılında da ‘Paşalarlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin’ kurulmasında öncülük yapar, genç kuşakların yönetime geçmesini teşvik eder.Köyün çevre, altyapı, ulaşım sorunlarının çözümü, köylülerin birlik ve dayanışmasını amaçlayan derneğin çalışmaları aşağıda kısaca belirtilmiştir.

-İlk etapta köy içinin temizliği önlemleri alınmış, köy çevresine çam ağaçları dikilmiştir.

-Kente göçü yavaşlatmak yeni gelir olanakları yaratmak amacıyla Uşak Tarım İl Md.lüğü ve Manisa Bağcılık Enstitüsü ile protokol yaparak endüstriyel değeri yüksek üzüm üretimi kararı alınmıştır. 15 dönüm araziye 2.900 adet bağ çubuğu imece usulüyle dikilerek 5 yıllık aşılama ve bakım sürecinden sonra ilk ürün alınmıştır. 2010 yılında Bağcılık Enstitüsü yetkililerinin denetiminde bağın yetiştiği yılda asgari 10 ton üzüm hasat edileceği raporlanmıştır. Ancak geçen sürede vergi yasalarında yapılan değişiklikler sonucu pazarlama ve fiyat düşüklüğü, imece usulü çalışılmasına rağmen beklenen yarar sağlanamamıştır. Şimdilerde araziyi yeniden değerleme çalışması yapıldığı öğrenilmiştir.

-1998 yılında Örentepe Çamlığı ve Musallaaltı mevkii ağaçlandırması yapılmıştır.

-2008/2010 yılları arasında Uşak İl Çevre ve Orman Md.lüğü nezdinde yapılan girişimlerle, ‘Paşalar Ağaçlandırma Projesinde’ Omcalı’ya 196.000 fidan, Paşalar projesine ise 257.000 kızılçam ormanı dikilmesi sağlanmıştır.

-Köyün simgesi olan ‘Paşam Sultan Türbesinin’ onarımının Vakıflar Bölge Md. nce yapılması sağlanmıştır.(16)

Paşalar Köyündeki dokuma tezgahlarının 1990 lı yıllarda teknolojiye yenik düştüğü, önemli bir kısmının sökülerek satıldığı öğrenilmiştir.Süleyman Çalışkan öğretmenin öğrencilerinin yönetimindeki Paşalarlılar Derneği’nin; ‘Uşak Çevre Platformundaki’ duyarlılığı-etkinliği ,(16) tarihi eserleri koruma ve bir kısım dokuma tezgahını muhafaza çabalarının ilgiyle izlendiği öğrenilmiştir.

Kapatılışının üzerinden 66 yıl geçen Köy Enstitülerinden mezun olan MEÇHUL ÖĞRETMENLERİMİZİN aktarmaya çalıştığımız kırsal kalkınma örneklerinin, 1945-50 li yılların koşullarında üretime yansımasının ekonomiye etkisiyle birlikte, toplumun ‘üretim ilişkisini’ geliştirmesi dönemin en önemli kazanım olduğu düşüncesindeyiz. Hele kitleleri üretmeyip tüketmeye yönelten yaklaşımların sonuçlarının sorgulandığı günümüzde; yokluk yıllarında yapılan kalkınma çabalarının önemi ve sonuçlarının çok değerli olduğu düşüncesindeyiz.

 

Kaynakça :

1-Köy Enstitüleri ve Toplum Kalkınması/B.Mutlu Aydın
2-Hacettepe Üniversitesi Yay./Kalkınma Önderleri
3-www.bafrahaber.com/Oktay Zerrin/20.10.2013
4-www.ntv.com.tr/11.10.2019
5-www.kalabalikcadde.com/KE-KK-Balıkçılık/02.05.2020
6-Mehmet Öztürk’le görüşme/06.06.2020
7-www.haberler.com/21.09.2014
8-Ereğli Güneş Gazetesi/27.11.2014
9-www.sozcu.com.tr/Saygı Öztürk/21.08.2018
10-www.cumhuriyet.com.tr/05.02.2020
11-www.sozcu.com.tr/Saygı Öztürk/31.01.2020
12-Vedat Küçükyılmaz’la görüşme/30.05.2020
13-www.tubitak.gov.tr/Türkiye’de Kavakçılık
14-www.ozgurkocaeli.com.tr/27.10.2019
15-Anadolu’da Aydınlanma Ateşini Yakanlar(2)/Erdal Atıcı/Keçev Yay.
16-Paşalar’ın Birliği/Süleyman Çalışkan

BİR CEVAP BIRAK

Yorum yap!
Adınızı giriniz