Ana sayfa KÜLTÜR VE SANAT “Ortaya Karışık” Contemporary İstanbul İzlenimleri

“Ortaya Karışık” Contemporary İstanbul İzlenimleri

98
0
PAYLAŞ

Pazar sabahı saat 11, Lütfi Kırdar Kongre Salonu ve Fuar Merkezi’nin önünde heyecanlı bir kalabalık Contemporary İstanbul’a (CI) girmek için bekliyor. Bilet gişelerinde de kuyruk var. Haftasonu giriş tam 120 TL, öğrenci 80 TL. Giriş ücretinin özellikle yüksek tutulduğunu biliyorum. CI direktörü Anissa Touati’nin bilet fiyatlarının artmasını olumlu bulan sözleri aklıma geliyor. “Fotoğraf çekmeye gelenler azalır satın almak için gelenler artar. Evet fuarın eğitici bir yanı da var ama burası bir müze değil.

Sanat eseri satın almak isteyenler, koleksiyonerler gelsin istiyor, haklı. Sanat fuarlarının temel amacı sanat eserlerini satmaktır. Ama CI’nin, Contemporary İstanbul’un sunumunun biraz farklı olduğunu biliyoruz. CI Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli CI’nin sadece İstanbul’u değil, Türkiye’yi, Dünya’yı etkileyen bir “sanat olayı” etkinliği olmasını arzuluyor. CI’ın sadece fuar olmasını istemiyor. Geçtiğimiz 13 yıl da hep gelen izleyici sayısı ile övündü. Sadece koleksiyonerlere, basına ve sanatla ilgili kişilere açık ön gösterime katılanların sayısını da on binlerle ifade ederdi. Zaten direktörü Anissa Touati ne kadar izleyici sayısının azalmasını arzu etse de Ali Güreli bu yıl da fuar bitiminde, dün akşam “74 bin ziyaretçiyle kapattık fuarımızı. Şimdi bu büyük kitle. Tabii ki hepsi alım yapmıyor ama sanatı seviyor, sanata yaklaşıyor, kendi gözünü, beynini, ruhunu eğitiyor ve her zaman sanata daha ilgili daha yakın olarak hayatına devam ediyor” diye açıklama yaptı (AA Haberi). Yani Yönetim Kurulu Başkanı ile direktör farklı, hatta zıt görüşteler ama sonuçta Yönetim Kurulu Başkanının sözünün geçtiğini görüyoruz. Tabii Anissa Touati izlenme sayısı açısından fuar değerlendirmesini de merak ediyorum.

Zaten bir fuara sadece o konuyla ilgili kişilerin gelmesini istiyorsanız bunun yolu bilet fiyatını artırmak değil, fuarı sadece profesyonellere açmaktır. Bilet satmazsınız, davetiyesi olan girer ve fuar sonunda da kaç kişinin ziyaret ettiği ile değil de kaç liralık eser satıldığını açıklarsınız. Ali Güreli geçmiş yıllarda bu rakamı da, satılan eserlerin toplam tutarını övünçle açıklardı. Ama son birkaç senedir açıklamıyor, çünkü sanat piyasalarının yaşadığı bunalımın CI’ye de yansıdığını, eski yılların büyük rakamlarına yaklaşılamadığını biliyoruz.

CI direktörü Anissa Touati istemese de CI Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli’yi mutlu edecek bir şekilde yoğun bir kalabalık vardı. İnsanlar, stand görevlilerinden bile önce fuara gelmiş, yüksek rakamlı biletlere aldırmayıp içeri girmişti. Her yıl fuarın yıldızı olan, önünde selfieler çekilen eserler vardır. Bu yılın selfie odak noktası da dev bir büsttü. Zilberman Galeri’deki Guido Caseretto’nun eseri. Selfiecilerin diğer ilgi odağı yeni medya eserlerin sergilendiği Plugin Bölümü’ydü. Buradaki ışıltılı eserlerin önü de kalabalıktı. Benim gezdiğim saatte en kalabalık galeri standı ise Bedri Baykam’ın da sanatçı-galerici olarak bizzat bulunduğu Piramid Sanat’tı. Bu stand sanırım en çok eser sergileyen galeriydi aynı zamanda.

Çağdaş sanat koleksiyoncularının son iki yılda koleksiyonlarına kattıkları eserleri bir araya getiren özel bir seçki niteliğindeki, küratörlüğünü Hasan Bülent Kahraman’ın üstlendiği Recent Acquisitions bölümü ise en sıkı korunan bölümdü. Güvenlik görevlilerin sayısının çokluğu, çekilmiş çok sayıdaki kırmızı şeritler ziyaretçilerin içeri girmeye çekinmesine neden oluyordu. 43 koleksiyoncudan derlenen bu bölümdeki eserler bir anlamda fuarda yer alan galerilere örnek oluyor sanırım. Çıta yüksek tutulmuş ve çok önemli eserler seçilmiş.

Recent Acquisitions’daki zenginliği diğer galeri standlarında göremediğimi söylemeliyim. Resim ağırlıklı, az sayıda heykelin sergilendiği galeri standlarında genel eğilim karma sergiler oluşturma yönündeydi. Özellikle A Hall’ündeki stand yerleşimimin geçtiğimiz yıllara göre daha ferah ve gezip görmeye, eserleri incelemeye uygun olduğunu belirtmeliyim. B Hall’ü mimari planı nedeniyle bu kadar düzgün yerleştirmeye belki uygun değil ama onun için de bir çözüm bulunabilir.

Dikkatimi çeken sanatçılara gelince, Daron Mouradian, Sedat Girgin, Memed Erdener. Kutlukhan Perker, Amir Hossein Zanjani, Guido Casaretto, Ergin İnan… Liste uzayıp gider. Beğenip izlediğimiz, günümüz Türk sanatını belirleyen sanatçıların çoğunun işlerine bir tane de olsa beş tane de olsa rastlamak mümkündü.

Uluslararası galerilerin yerli galerilerle birlikte yerleştirilmesi iyi olmuş. Çoğunluğu “Galeri Destek Programı” ile geldiği anlaşılan galerilerin pek göz dolduramadığını, bizimkilerle yarışamadığını söylemeliyim. Bazılarının IC katılımını bir turistik gezi olarak algıladıklarını, çantalarına koydukları üç – beş tuval, beş – on çizim ile geldiklerini düşündüm. Ama baskı da olsa Picasso’larla Miro’larla gelen de vardı. Contemporary İstanbul’un Türkiye’de yapılan diğer sanat fuarlarından farkı yabancı galerilerin katılımındaki üst düzeydi. Bir – iki galeri dışında o parıltıyı bu yıl göremedim.

Contemporary İstanbul, esas olarak Türkiye’deki sanat piyasasının halini yansıtıyor. Mevcut görünüm de sanat galerilerimizin geçtiğimiz yıllardaki ağır ekonomik bunalımı aşmak üzere olduğu yönünde. Bu yılı karma sergilerle, “ortaya karışık” sunumlarla geçirmeyi yeğlemişler. Özel stand tasarımı yaptıranlar bile çok azdı. Gelecek yıllarda eski güçlerine kavuşurlarsa belki o eski iddialı sunumlara da rastlarız. CI’nin genel görünümünde henüz şartların böyle cesur ataklara uygun olmadığı anlaşılıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Yorum yap!
Adınızı giriniz