Ana sayfa KÜLTÜR Stalin’in Ölüm Meleği

Stalin’in Ölüm Meleği

157
0
PAYLAŞ

Tina Modetti için “sinema oyuncusu, fotoğraf sanatçısı ve model” dersem, İspanya’da ve Meksika’da Stalinistler tarafından öldürülen devrimciler mezarlarında ters dönerler. Çünkü, Tina Modetti’nin asıl işi, Stalin’in cellâdlığıydı.

Beyaz perdenin ilk “femme fatale” yıldızlarından biri olmasına karşın, Edward Weston’ın teşvikîyle sinemayı bırakıp fotoğrafçılıkta karar kılmıştı. Ama, bir süre sonra, fotoğrafı da bırakıp, “flapper” ve Stalinist olarak yaşamaya başlayacaktır. İspanya İç Savaşı’ndan önceki asıl şöhretiniyse Edward Weston’ın çektiği çıplak fotoğraflarıyla yapmıştır.

İlk sevgilisi ve kocası, herkesin Robo diye hitâb ettiği şâir ve yazar Roubaix de l’Abrie Richey’di. Tina onunla evliyken birkaç filmde rol alır ve Los Angeles gecelerinde caz çağının çılgınlarıyla görülür. Ramiel McGehee’nin kendisini Edward Weston ile tanıştırmasıysa yaşamını değiştirecektir. Otuz dört yaşındaki bu fotoğraf sanatçısı, bir kadın avcısıydı. Dört çocuğu vardı ve evliliği de epeydir yürümüyordu. Weston o günlerde Margarethe Mather ve Betty Brandner ile yatıp kalksa da, daha çok bir gecelik ilişkileri tercîh ediyordu. Tina, meşhûr Jake Zetlin’in dükkânından serbest aşk gecelerine dalan arkadaşlarının arasındayken, Robo’dan kopmaya başlar. Artık arkadaşları gibi o da bedeninin hazzını istediği gibi yaşamak niyetindedir. Edward Weston’dan daha fazla kaçamaz, onun yatağına girer. Rûhundaki duvarları yıkmıştır. Edward’a âşıktır ama, onun sevgililerinden Betty Brandner ile bir gece yattığını öğrendiği Johan Hagemeyer’i de merâk etmeye başlamıştır. Tina’nın kendisini aldattığını öğrenen Robo ise, kırılmış ve Meksika’ya çekip gitmiştir. Orada çiçek hastalığına yakalanarak 9 Şubat 1922 günü ölür. Eleştirmenlerin şiirleri Dylon Thomas’ınkiler kadar iyi bulduğu Robo’dan altı hafta kadar sonra da babası Giuseppe hayatını kaybedince, yıkılır. Kimseyle görüşmek istemiyordur. Ancak, kendisini çok yalnız hissettiği bir gece, Hagemeyer’i arar. Belki de, Robo’nun ölümüne Edward ile ilişkisinin neden olduğunu düşünüp, Hagemeyer’in koynuna girmekle kendisini ve âşığını cezâlandıracağını sanıyordu.

O günlerde Edward Weston zengin karısı Flora’yı terk eder ve Tina’ya birlikte Meksika’ya gitmeyi önerir. Meksika’ya gelir gelmez Diego Rivera’nın muhîtine girerler. Onların arasında Xavier Guerrero ile kızkardeşi Elisa da vardır. Weston bu yerli güzelini hemen baştan çıkarır. Tina da şişko ve çirkin Rivera’nın yatağına girer.

Edward Weston bir sergi açıp, eski sevgilisi Margarethe Mather’in çıplak fotoğraflarını satarak, olay yaratır. Ama, bir süre sonra, asıl rağbet Tina Modotti’nin çıplak fotoğraflarına olur. Meksika’daki sanat ve siyâset câmiasında ne kadar kadın düşkünü erkek varsa, hepsi bu fotoğraflardan sonra Tina’nın peşine düşerler. Tina da Pepe Quintanilla’dan ve Manuel Hernandez Galván’dan kaçmayacaktır.

Edward Weston Chicago’dan Mary Louis Doherty’ye âşık olunca, Tina’yı Meksika’da bırakıp, Mary’ye gider. Mavi gözlü akça pakça bir kadın için terk edilen Tina ise teselliyi Diego Rivera’nın yatağında arar. Onun dehâsını ve deliliğini merâk ediyordu. Rivera da, Chapingo Ulusal Tarım Okulu’ndaki büyük freske, sevgilisinin sadece bohemler arasında bilinen çıplaklığını, zengininden fakirine ve aydınından câhilinine kadar herkesin gözlerini şenlendirmesi için resmedecektir.

Tina, şişko Diego Rivera’nın yatağındayken, bu defa da kendisini Stalinist düşünce ile tanıştıracak olan Xavier Guerero’ya âşık olur. 1927 yılındaysa, sürgündeki Kübalı bir öğrenci önderi olan Julio Antonio Mella ve Stalin’in Meksika’daki câsûsu Vittorio Vidali hayatına girer. Xavier Guerero üç yıllığına Moskova’ya gidince, Mella’nın sevgilisi olur. İçe dönük ve sessiz Mella, bir Stalinist değildi. Parti’yle ve Komintern’le de arası epeydir açıktı. Bu nedenle peşinde yalnızca diktatör Gerardo Machado y Morales’in katilleri yoktu, Stalin’in adamları da ensesindeydiler. 11 Ocak 1929 günü, Tina ile birlikte sokakta yürürlerken, arkalarından yaklaşan birinin 38’liğiyle öldürülür. Mella, fâili meçhûl bir cinâyetin kurbânı olarak kalır. Bazıları bu cinâyeti Gerardo Machado y Morales’in gönderdiği adamlardan birinin işlediğini düşünürlerken, Diego Rivera her yerde bu cinâyetin Vittorio Vidali’nin marifeti olduğunu söylüyordu. Aslında pek de haksız sayılmazdı. Çünkü, Vittorio Vidali, Paris’e ve Havana’ya uğradıktan sonra Moskova’ya geçmiş, oradandan da Meksika’ya gelmiş bir GPU elemanı, bir siyâsî komiser ve Troçkist düşmânı bir temizlikçiydi.

Mella cinâyetinin hemen ardından Tina’nın Vittorio Vidali’nin yatağına girmesiyse manîdârdır. Tekinsiz mâcerâlarıyla tanınan çirkin ve bodur Vidali’nin başlıca görevi Meksika’da Jorge Contreras ismiyle Stalin nâmına karanlık işler çevirmekti. Kadın konusundaki ahlâksızlıktaysa, Pepe Quintanilla’nın ve Diego Rivera’nın rakîbiydi. Bir arkadaşının kızı olan Paulina Hafkina’yı hamile bırakacak, İspanya İç Savaş başladığında ise Tina ile birlikte İspanya’ya geçecektir. Vidali orada Stalinist bir cellâd olarak nâm salar. Tina’nın İspanya İç Savaşı’ndaki göreviyse, Stalinist olmayan devrimcileri arayıp bulmak ve onları sevgilisine ihbâr etmektir. Franco’nun birlikleri Madrid’e girerken, Vidali gece boyunca sorguladığı binden fazla “Beşinci Kol” şüphelisinin enselerinden vurulup öldürülmesi emrini verir. Vidali’ye göre “Beşinci Kol”, Stalinist olmayan komünistler ve anarşistlerdi. Tina’nın eski âşıklarından Pepe Quintanilla da o sıralar Madrid’de, Stalin’in gizli polis şefliğini yapıyordu.

Tina’nın Vidali ilişkisi, sonunun başlangıcı olacaktır. Fotoğrafçılığı bırakır ve İspanya’dan döndükten sonra da Stalinist olmayanlarla ilişkisini koparır. Vidali ise eskisinden daha soğuk, daha vicdânsız, daha bağnaz ve daha zâlim biri olmuştur. Tina ve Vidali bütün günlerini İspanya mültecileri olan Pedro Martínez Cartón ile onun Carmen Salot kod isimli karısıyla görüşerek geçirmeye başlarlar. İspanya İç Savaşı’nın gönüllülerinden biri olan Valentín González’e göre, Pedro Martínez Cartón onlara ortadan kaldırılmaları gereken Stalin muhâliflerinin bir listesini vermiştir.

İspanya İç Savaşı’nın Stalinist gönüllüleri 24 Mayıs 1940 gecesi Troçki’ye ilk suikast teşebbüsünde bulunurlar. Jesús Hernández, saldırganlar arasında, elinde Thompson marka makineli tüfeğiyle Vittorio Vidali’nin de bulunduğunu iddiâ etmiştir. Tina’nın suikast teşebbüsünden haberdâr olduğu da kesindir. Saldırganların arasında bulunmasa bile, Troçki’ye suikast kararını yürürlüğe koyanlardan biri olmalıdır.

20 Ağustos 1940 günü Ramón Mercader dağcı kazmasıyla Troçki’yi öldürdüğünde, Meksika polisi ve basını bu cinâyette Vittorio Vidali’nin parmağı olabileceğini düşünüyordu. O sıralarda Tina’nın Vidali ile ilişkisinin iyi gitmediğinin herkes farkındaydı. Vidali onu her ortamda “sosyetik fâhişe” olarak aşağılamaya başlamıştır. Bir rivâyete göre, Tina da, daha İspanya’dayken, Valentín González’e, bütün rûhuyla Vittorio Vidali’den nefret ettiğini, ama ölene kadar onun peşinden gitmek mecbûriyetinde olduğunu söylemiştir. Bu nefrette Julio Antonio Mella’nın öldürülmesinin Vidali’nin işi olduğu söylentilerinin etkisi olabilir. Belki de cinâyetin bazı ayrıntılarını öğrenmiştir ama, susmayı tercîh ediyordu. Çünkü, çok kişi onun Vidali’den korktuğunun farkındaydı.

İspanya İç Savaşı’ndan sonra Vidali onu Isabel Carbajal ile aldatmaya başlar. Ressam Pablo O’Higgins ise Tina’nın peşindedir. Ama, Tina’nın yeni bir aşka artık mecâli kalmamıştır. Günlerini daha çok otuz altı basamakla çıkılan çatı katındaki dairesinde Suzi ismindeki köpeği ve Kitty ismindeki kedisiyle geçiriyordu. Sanki bir ânda yaşlanmış ve teninin rengi değişmiştir. Suzi’nin ihtiyâcı için otuz altı basamak inip çıkmasıysa onu hayli yoruyor ve genellikle üzerindekileri çıkaramadan yatağa yığılıp kalıyordu.

Bir gece Vidali ile birlikte Hannes ve Lena Meyer’e yemeğe giderler. Ama, Vidali, geç saatlerde, önemli bir toplantısı olduğunu söyleyerek, Tina’yı Meyerler’de bırakıp ayrılır. Bir süre sonra Tina eve dönmek isteyince, Ignacio Aguirre onunla birlikte aşağıya inip, bir taksi çağırır. Sürücü müşterisine nereye gitmek istediğini sorunca, Tina, ona evinin tam karşısındaki hastahânenin adresini verir. Direksiyondaki adam, yolda Tina’dan hırıltıya benzeyen bir ses duyunca son sürat acil kapısının önüne kadar gelir. Ancak, bir hemşire bu vak’aya müdâhale imkânları olmadığını belirterek sürücüyü birkaç kilometre ilerideki başka bir hastahâneye yönlendirir. O hastahâneye ulaştıklarındaysa, Tina’yı, oturduğu arka koltuktan döşemeye düşmüş hâlde bulurlar. Doktorların çabalarına rağmen, Tina hayata dönemez. Kalbindeki bir organik doku bozukluğunun neden olduğu iç kanamadan dolayı, 1942 yılının 5 Ocak’ını 6 Ocak’a bağlayan gece, peşinden sürüklediği kirli geçmişinden kurtulmuştur. Polis, müteveffânın ismini ve adresini saptamak için çantasını karıştırırken, kadının kimliklerinin arasında hayatına giren erkeklerden sadece Julio Antonio Mella’nın fotoğrafını bulacaktır…                                                        

 

BİR CEVAP BIRAK

Yorum yap!
Adınızı giriniz