Ana sayfa KÜLTÜR Troçki Suikastı’nın İspanya İç Savaşı Bağlantısı

Troçki Suikastı’nın İspanya İç Savaşı Bağlantısı

138
0
PAYLAŞ

Pavel Sudaplatov, Ukrayna Milliyetçiler Örgütü’nün içine sızmış ve Yevhen Konovalets ile bağlantı sağlamış bir istihbârâtçıydı. NKVD’nin başındaki Nikolay Yejov’a Konovalets hakkında bir rapor sunduktan sonra, birlikte Stalin’in huzûruna çıkarlar. Stalin eveleyip geveleyen biri değildir, sözü hemen Konovalets’e getirir ve onun ortadan kaldırılmasını emreder ( Özel Görevler, s. 46, 2015 ). Ardından da, aklına bir şey gelmişcesine, Konovalets’in zaaflarını sorar. Sudaplatov, onun çikolataya pek düşkün olduğunu belirtince, “Bundan faydalanmaya bakın!” der.

Hemen Yevhen Konovalets’in içine bomba yerleştirilmiş bir çikolata kutusuyla ortadan kaldırılması kararlaştırılmıştır. Çikolata kutusunu Aleksandr Timaşkov hazırlar. Bomba, kutu dikey konumdan yatay konuma getirildikten 30 dakika sonra patlayacak şekilde tasarlanır. Pavel Sudaplatov’a bu defa Pavlus Valyukh ismine düzenlenmiş bir pasaport verilir. Murmansk’tan “Menzhinskiy” gemisine binmeden önce, Şpigelglas, Sudaplatov’un cebine bir Walther tabanca koyarken, ” Bu teşebbüsün başarısız olması durumunda, senden bir erkek gibi davranmanı bekliyoruz!” uyarısını yapar. Bu da polisin veya Ukraynalı milliyetçilerin eline düşmektense Walther’i kullanmasının istendiği anlamına geliyordu.

Pavel Sudaplatov yolda Konovalets’i arar ve ondan Rotterdam’daki Hotel Atlanta’nın kafesinde buluşma sözünü alır. 23 Mayıs 1938 günü, saat 13.50 sularında, Hotel Atlanta’nın önündedir. Konovalets’i cam kenarındaki bir masada kendisini beklerken görür. İçeriye girip, Konovalets’in masasına oturur ve çikolata paketini masaya yatay biçimde bırakır. Ona âcil bir işinin çıktığını, ancak saat 17.00’de yeniden buluşabileceklerini söyler. Konovalets kabûl edince, Pavel Sudaplatov, Hotel Atlanta’dan ayrılır.

” … sağa dönüp, sağlı sollu dükkânların sıralandığı bir sokağa saptım. Erkek giysileri satan bir dükkâna girip, şapka ve yağmurluk aldım. Tam dükkândan çıkarken de lastik patlamasına benzer bir ses duydum. İnsanlar o tarafa doğru koşuyorlardı,” ( Özel Görevler, s. 50, 2015 ).

Olay mahallinde bulunan 41 yaşındaki Harm de Jonge şunları anlatır:

” … Bir adamın cesedinin sağdaki kaldırıma doğru savrulduğunu gördüm, oradaki bir çöp kutusunun yanına düştü. Adamın bacaklarından kopan bir parça da ayaklarımın dibindeydi. Onu alıp, çöp kutusunun yanına koydum. Giysilerim adamın kanıyla kaplanmıştı,” ( Intelligance and National Security, C. 9, S. 4, s. 676, Ekim 1994 ).

Pavel Sudaplatov orada daha fazla oyalanmayıp, hızlı adımlarla tren istasyonuna yürür. Paris trenine bilet alır. Ancak, yüzünün trendekiler tarafından anımsanmaması amacıyla, Rotterdam’a bir saat kadar mesâfedeki istasyonda iner. Bir taksiyle Belçika sınırından geçer ve Brüksel’e ulaşır. Oradan Paris trenine biner. Ertesi sabah Paris’teki Sovyet elçiliğinin üçüncü sekreti Ivan Agayants ile buluşurlar. Ona Moskova’ya iletilmek üzere küçük bir notla birlikte Walther’i teslim eder. İki gün Agayants’ın ayarladığı güvenli bir evde kalır. Paris’ten de sahte Polonya belgeleri kullanarak Barselona’ya ulaşır.

” … üç hafta boyunca İspanya’da kaldım. Polonyalı bir gönüllü olduğumu söyleyerek, yabancı savaşçılardan oluşan ve NKVD’nin komutasındaki bir gerilla birliğine katıldım,” ( Özel Görevler, s. 52, 2015 ).

Pavel Sudaplatov İspanya’dayken, General Kotov ismiyle operasyonlar yürüten Eytington onu bulur. Bu defa Pavel Sudaplatov’u İspanya’dan çıkarıp, onun sâlimen Moskova’ya dönmesini sağlamakla görevlendirilmiştir. Sudaplatov Temmuz ayında istendiği gibi Leningrad’a ulaşacaktır.

Sudaplatov, 1939 yılının Mart ayında, Yejov’un yerine geçen Beriya tarafından ofisine çağrılır. Kendisine kötü bir oyun oynadığını düşünmesine rağmen, Beriya, önemli bir toplantı için çağrıldıklarını söyler. Birlikte Kremlin’e giderler. Stalin’in sekreteri Poskrebişev onları Stalin’in ofisine götürüp, kapıyı arkalarından kapatır. Stalin yine sözü uzatmadan Sudaplatov’a çağrılma nedenini “Troçkist hareket içinde Troçki’nin dışında önemli bir isim yoktur, Troçki’nin işi bitirilirse, sorun ortadan kaldırılır” şeklinde açıklar ( Özel Görevler, s. 90, 2015 ). Sudaplatov’a bir yıl gibi bir süre de vermiştir. Sudaplatov, ona, bu operasyon için İspanya İç Savaşı’na katılmış olanlarla çalışmak istediğini söyleyince, Stalin gülümser. Sudaplatov’un zekâsı hoşuna gitmiştir. Çünkü, kendisi, İspanya İç Savaşı’nı bütün sol muhâlefeti temizlemek fırsatı olarak düşünmüştü ve İspanya’yı da sonraki yıllarda gerçekleştirilecek operasyonlar için bir eğitim alanı olarak kullanmıştı. İspanya İç Savaşı’nı Cumhûriyetçiler’in kaybetmesi Stalin’in hiç umurunda değildi, sadece İspanya İç Savaşı bittiğinde dünyada Troçki’ye sığınabileceği bir yer kalmayacak olmasını önemsiyordu.

Bu görüşmenin ardından Pavel Sudaplatov’a Lubyanka’daki 735 numaralı oda tahsîs edilir. İlk işi operasyonu gerçekleştirecekleri bulmak ve onları yönetmek görevlerini Eytington’a vermek olur.

” … Meksika’daki özel kuvvetin başına ondan daha uygun biri getirilemezdi. Troçki’ye İspanya’daki şebeke üzerinden yaklaşacaktık ve bu şebekeyi de en iyi Eytington biliyordu,” ( Özel Görevler, s. 92, 2015 ).

Pavel Sudaplatov’un Troçki’ye yapılacak suikastte İspanya İç Savaşı’na katılmış olanları kullanmayı tercih etmesi fikren mükemmeldi. Çünkü, İç Savaş’a katılan pek çok Stalinist İspanya’da Rus ajanı yapılmıştı ve NKVD’nin onların arasından seçtiği bazı isimler de sabotaj ve adam öldürme işleri için özel olarak eğitilmişlerdi. Ayrıca, Meksika’da, İspanya İç Savaşı’na katılmış olan ve artık İç Savaş’ta ölen arkadaşlarının kimlikleriyle mülteci olarak yaşamlarını sürdüren pek çok Stalinist bulunuyordu.

Leonid Aleksandroviç Eytington 1936 yılında NKVD şefi Orlov’un yardımcısı olarak İspanya’ya gönderilmişti. General Kotov ismiyle sabotaj eylemleri düzenliyordu. Meksika’daki Troçki işinden sonraysa Leonid Naumov ismiyle Türkiye’ye Franz von Papen için gönderilecektir. Sudaplatov’un ve Eytington’un Troçki Suikastı için önce Meksika’da María de la Sierra ismiyle bilinen África de las Heras’ı düşündükleri anlaşılıyor. Ama, NKVD için anahtar kimliği Patria olan África de las Heras’ın, bağlantıları nedeniyle risk yaratması ihtimâli vardı. Bu nedenle, Sudaplatov’un yazdığına göre, Eytington’un önerisiyle, África de las Heras’ı Utka Operasyonu dışında bırakırlar. Aslında, África de las Heras’ın tamamiyle Utka Operasyonu dışında kaldığını söylemek, pek doğru değildir. Çünkü, Troçki’nin Meksika’da kaldığı evin planlarıyla, korumalarına ve sekreterlerine ilişkin bilgileri NKVD’ye o vermiştir.

África de las Heras 1937 yılında Sovyet ajanı yapılmıştı. İspanya İç Savaşı’nda, Eytington, Ernő Gerő ve Aleksandr Orlov ile çalıştı. Daha sonra yaşamını hep farklı isimlerle sürdürdü. NKVD bünyesindeki kod ismi Patria olmasına karşın, operasyonlarda ve câsûsluk faâliyetlerinde, María Luisa de las Heras de Darbat, Patricia, Ivonne, María de las Heras, Znoi ve María Pavlovna gibi isimleri de kullandı. Hareketin içine sızarak Norveç’te ve Meksika’da Troçki’ye sekreterlik bile yaptı.

Troçki’ye suikast için Meksika en uygun ülkeydi. Çünkü, İspanya İç Savaşı’ndan sağ çıkan ne kadar eli kanlı Stalinist varsa, artık hepsi Meksika’daydı. Meselâ, Vittorio Vidali ve Tina Modetti Meksika’da yaşıyorlardı. Vidali yıllardır Meksika’da Jorge Contreras ismiyle Stalin nâmına temizlikçilik yapıyordu. İspanya İç Savaş başladığında Tina Modetti ile birlikte İspanya’ya gitmişti. Yazılanlara nazaran, Tina’nın İspanya İç Savaşı’ndaki görevi, Stalinist olmayan solcuları arayıp bulmak ve Vidali’ye ihbâr etmekti. Vidali de onları ortadan kaldırtıyordu. Franco’nun birlikleri Madrid’e girerken, Vittorio Vidali, gece boyunca sorguladığı binden fazla komünist ve anarşistin vurulup öldürülmesi emrini veren adamdı. İspanya İç Savaşı’ndan sonraysa, Tina ile Vidali, bütün günlerini İspanya’dan arkadaşları olan Pedro Martínez Cartón ve onun Carmen Salot kod isimli karısıyla geçiriyorlardı. İspanya İç Savaşı’nın gönüllülerinden biri olan Valentín González’e göre, Pedro Martínez Cartón, onlara ortadan kaldırılmaları gereken Stalin muhâliflerinin listesini hazırlıyordu. 24 Mayıs 1940 gecesi Troçki’ye suikast teşebbüsünde bulunulduğunda, Jesús Hernández, saldırganlar arasında, elinde Thompson marka makineli tüfeğiyle Vittorio Vidali’nin de bulunduğunu iddiâ edecektir. Resmen kanıtlanamamıştır ama, Vidali’nin ve Tina’nın, 24 Mayıs 1940 sabahındaki suikast teşebbüsünde şebekeyle bağlantıları vardı. 20 Ağustos 1940 günü Ramón Mercader dağcı kazmasıyla Troçki suikastını gerçekleştirdiğindeyse, Meksika polisinin ve basının bu suikastta Vittorio Vidali’nin parmağı olabileceğini düşündüğü biliniyor.

Utka Operasyonu için ilk şebekenin İspanya İç Savaşı’na katılmış olan Meksika Komünist Partisi’nin üyesi ressam David Alfaro Siqueiros’un çevresinden oluşturulması kararlaştırılmıştır. Siqueiros, Vittorio Vidali’nin komutası altında İspanya İç Savaşı’na katıldığından, Vidali de bir şekilde suikast işinde olmalıdır. Ama, Sudaplatov onun ismini vermez. Bu şebekede İspanya İç Savaşı’ndan Juan Zúñiga Camacho’nun, Antonio Pujol Jiménez’in, David Serrano Andonegui’nin, Néstor Sánchez’in, Luis Arenal Bastar’ın, Leopoldo Arenal Bastar’ın ve Angélica Arenal Bastar’ın isimleri geçer. Bütün gelişmeler Siqueiros’un şebekesinin başarısız olacağının baştan bilindiğini gösteriyor. Onların çatışma ve adam öldürme deneyimleri olsa bile, hiçbiri temel gerilla eğitiminden daha fazlasını almamıştır. Oysa, suikast çok farklı bir işti ve ancak bu konuda özel olarak yetiştirilenler tarafından icrâ edilebilirdi. Belki de bu şebeke hedef şaşırtma veya asıl eyleme bir tür perde vazîfesi görmesi amacıyla özellikle oluşturulmuştu. NKVD’nin, başarısız olacağı baştan bilinen bir eyleme África de las Heras’ı ve Vittorio Vidali’yi baskını yapacak şebekeye fiilen dâhil etmeyeceği, ama David Alfaro Siqueiros çevresini kolayca harcayabileceği kanısındayım. Şâyet 24 Mayıs 1940 baskınının başarılı olması düşünülseydi, operasyon Siqueiros’a bırakılmazdı ve baskını yapan şebekenin içinde Eytington da mutlaka bulunurdu.

” … Eytington o sırada orada olmuş olsa, saldırıyı denetleyerek Troçki’nin öldüğünden emîn olmadan görevi sonlandırmazdı,” ( Özel Görevler, s. 98, 2015 ).

Bütün belgeler, asıl suikast şebekesinin, Sudaplatov’un Utka Operasyonu için görevlendirilmesinden epey önce ve Sudaplatov’un bilgisi dışında hazırlanmaya başladığına işâret ediyor. Bu iş için Ramón Mercader’in Barselona’dan Paris’e gönderilmesi 1938 yılının sonbaharındadır. Oysa, Pavel Sudaplatov o günlerde boştadır. Lubyanka’daki 735 numaralı odaya geçmesiyse, Ramón Mercader’in Barselona’dan Paris’e gönderilmesinden yedi ay kadar sonradır. Bu gerçeği Sudaplatov da “Bunun ne bana ne de Eytington’a bırakılmayacak kadar büyük bir karar olduğunu anlayabiliyordum. Böyle bir kararı ancak Beriya ve Stalin verebilirdi” şeklinde dolaylı biçimde ikrâr ediyor ( Özel Görevler, s. 99, 2015 ). Suikast için Ramón Mercader’in mükemmel bir seçim olduğundan hiç kuşku yoktur. Eytington’un Sudaplatov’a söylediğine nazaran, Ramón Mercader, İspanya’da bu iş için hazırlanmıştı. Gerilla eğitiminden başka bıçakla yakın muhârebe derslerini de görmüştür ( Özel Görevler, s. 101, 2015 ). Ama, Ramón, elbette bundan daha fazlasıydı. Çünkü, kadınları çok kolay etkileyebiliyordu.

Ramón Mercader’in Paris’te olduğu dönem asla tesâdüf değildir. Çünkü, Sylvia Ageloff, Marguerite Rosmer ve Frida Kahlo oradaydılar.

Troçki’nin Norveç’ten Meksika’ya gelmesinde yardımcı olan ve onlara Coyoacán’daki evini tahsîs eden Frida Kahlo’ydu. Frida’nın alkole zaafı vardı, Hayden Herrera’nın yazdığı gibi, içtikçe davranışları müstehcenleşen ve birisini gözüne kestirdiğindeyse onu argo kelimelerle baştan çıkaran bir kadındı ( Frida, s. 233, 2018 ). Troçki’yi de sapkın ve arsız davranışlarıyla kendisine âşık etmiş, onunla bir süre kedinin fareyle oynaması gibi oynamıştı. Ramón Mercader’in Frida’nın Troçki ile ilişkisini ve Frida’nın hayat görüşünün “seviş, duş al, yeniden seviş” olduğunu bildiği muhakkaktır. Bu nedenle Sylvia ile birlikteyken Frida’nın da peşine düşmüştü. Ama, Frida, yaşamı boyunca Ramón Mercader hakkında hep yalan söyledi. Bazen, onu sadece Paris’te gördüğünü, bazen de onu hiç anımsamadığını belirtti. Oysa, Ramón Mercader Meksika’dayken, onu Coyoacán’daki evine davet ettiğinin tanıkları vardır. Frida Kahlo kocası Diego Rivera ile bozuşsa da, başka erkeklerle yatıp kalksa da, Troçki’yi bile Stalincilikle ithâm eden Diego’ya hep bağlıydı. Ama, Diego, Troçki ile fikir ayrılığına düşüp, birdenbire Troçki düşmânı bir Stalinci kesilmişti. Bunda kıskançlığın payı olup olmadığı husûsunda her kaynakta farklı yorumlarla karşılaştım. Ramón Mercader Troçki’yi öldürdüğündeyse, Diego, Troçki’yi öldürülmesi amacıyla Meksika’ya getirttiği şeklinde bir açıklama yapacaktır. Bununla birlikte, mezkûr açıklama, onun her zamanki zırvalarından ve yalanlarından biri olabilir.  

Frida Kahlo’nun 24 Mayıs ve 20 Ağustos olaylarıyla doğrudan bir bağlantısının bulunduğu söylenemez. Ama, ihtiyârı baştan çıkarması ve sonra onunla ilişkisini kesmesi sistemli bir adam olan Troçki’nin dikkatini büsbütün dağıtmıştır. Bunun da bir güvenlik zaafı yarattığı muhakkaktır. Ayrıca, birdenbire Stalinist kesilen Diego’ya her fırsatta destek vermesi, Meksika’da şiddetlenen Troçki karşıtlığına yeni imkânlar sağlamıştır. Troçki öldüğünde, San Francisco’da olan Diego’ya telefon açıp, “Troçki’yi öldürmeleri senin hatân, onu ne diye Meksika’ya getirdin ki?” diye bağırdığı biliniyor ( Frida, s. 361, 2018 ). Diego ise Troçki’nin öldürülmesinden dolayı pek üzülmemiştir, daha çok Frida’nın bozulan sağlığıyla ve polisin ondan şüphelenmesiyle ilgilenir. Onun Troçki’nin ölümünü kendisi için politik bir fırsat olarak gördüğü de kesindir.              

Acaba, Jean van Heijenoort’ın, Büyükada’dan Meksika’ya Troçki’yle Sürgünde isimli eserinde yazdığı gibi ( s. 118, 1999 ), Sylvia, sadece, Troçki’nin özel ilgi gösterdiği Ruth Ageloff’un kız kardeşi olduğundan mı Stalinistler açısından iyi bir seçimdi? Sanmıyorum. Çünkü, Stalinist Louis Budenz’in, Ruby Weil’e, Sylvia Ageloff’u Paris’te Jacques Mornard ile tanıştırma talîmâtını verdiği, suikastan sonra, polisin Ageloff’a Mornard ile nasıl tanıştığını sorması üzerine ortaya çıkmıştır. New York’ta, “328 East 15th Strreet” adresindeki 22 numaralı dairede ikamet eden Louis Budenz, “Buben” ve “Tambourine” kod isimleriyle biliniyordu. ( Spy Sites of New York City, s. 116, 2020 ). 1945 yılından sonraysa komünizm düşmânı olacaktır. Sylvia “50 Livingston Street, Brooklyn” adresinde yaşıyordu ( Brooklyn Eagle, s. 1, 21 Ağustos 1940 ). Ruby Weil ise Manhattanlı’ydı. Sylvia Ageloff’un Ramón Mercader’den daha üst seviyede bir NKVD ajanı olduğunu düşünüyorum.    

Troçki yanlısı olduğunu iddiâ eden Sylvia Ageloff’un Stalinist Ruby Weil ile birlikte, hem de 1938 yılında, Paris’e gitmesi fazlasıyla tuhaf değil midir? Ama, Sylvia Ageloff, görevini iyi yapacak ve Jacques Mornard’ı Paris’te Troçki çizgisinden bazı önemli isimlerle tanıştıracaktır. Çünkü, pek çok Troçki taraftarı, 3 Eylül 1938 günü kurulan Dördüncü Enternasyonal için Paris’te bulunuyordu. Ageloff suikattan sonra Weil’in Stalinist bir ajan olduğunu bilmediğini ve arkadaş oldukları için onunla Avrupa’ya seyâhat etmeyi kabûl ettiğini söylemiştir. 1950 yılındaysa, Sylvia ve Hilda Ageloff kardeşler, Troçki Suikastı ve Sovyet ajanlarının suikasttaki rolü hakkında bildiklerini Kongre önünde anlatmaya çağırıldıklarında, her iki kız kardeş de, Ruby Weil’in Stalinist hareket içinde faâl biri olduğuna ilişkin tanıklık edeceklerdir.        

Marguerite Rosmer ise Alfred Rosmer’in karısıydı ve Troçki ile ortak bir geçmişleri vardı. Bir görüş ayrılığı yüzünden 1929 yılında Troçki’den kopmuşlar ve Troçki 1933 ile 1935 arasında Fransa’dayken bile görüşmemişlerdi. Marguerite Rosmer ile Ramón arasındaki ilişki tam olarak ne zaman başladı, bilinmiyor. Ama, 11 ülkeyi temsil eden 25 delege, Marguerite ve Alfred Rosmer çiftinin banliyödeki evlerinde yapılan bir toplantıda, Dördüncü Enternasyonal’in kurulduğunu açıklamışlardı. Marguerite Rosmer’i Dördüncü Enternasyonal’in kuruluşu sırasında Jacques Mornard ile Sylvia Ageloff tanıştırmış olabilir. Marguerite ile Ramón arasındaki ilişkinin seviyesi de 1972 yılına kadar bir muammâ olarak kaldı. 1972 yılındaysa, Adolfo Zamora, Jean van Heijenoort’a, Marguerite’nin Ramón’a çılgınca âşık olduğunu açıklayacaktır ( Büyükada’dan Meksika’ya Troçki’yle Sürgünde, s. 119, 1999 ). Marguerite 1879 doğumlu, Ramón ise 1913 doğumluydu. Yani, Marguerite Ramón’dan 34 yaş büyüktü.

Ramón Mercader’in bu üç kadından ikisiyle Paris’te Jacques Mornard olarak tanıştığı kesindir. Aslında üç kadın da Ramón’un tipi değildi. O, ufak tefek ve balık etindeki çıtır sarışınlardan hoşlanıyordu. Ama, Paris’te, Sylvia’yı kolayca baştan çıkarmış gibi görünüyordu. Buna karşın, Ramón ile Sylvia ilişkisinin sahîh olduğuna hiçbir zaman inanmadım. Bana aşk ilişkileri hep Ramón’u Coyoacán’a sokacak mükemmel bir mizansenmiş gibi geldi. Ruby Weil ikisini buluşturup, ortadan kaybolmuştu. FBI, New York’ta 103 dolar maaşla çalışan Sylvia Ageloff’un, suikasttan önce Ramón Mercader’den 3 bin dolar para aldığını saptamıştı. Enflasyona göre hesâplandığında, 1940 yılının 3 bin dolarının 2021 yılının 55 bin dolarına eşit bir para olduğu söyleniyor. 5 Eylül 1940 günlü bir FBI raporu, bu paranın Sylvia Ageloff’a bir ajanlık faâliyetinde   kullanılmak üzere verildiğini açıklıyor. Aynı sonuca Meksika’daki soruşturmayı yürüten yetkililer de varmış olmasına rağmen, 3 bin doların nasıl sarf ve istihlâk edildiği bir türlü belirlenememiştir. Sylvia Ageloff da bu konuda hep çelişkili ve kaçamak açıklamalar yapacaktır. Pavel Sudaplatov’un Sylvia Ageloff’un bir NKVD ajanı olduğunu yazmamasının ancak tek nedeni olabilir. O da, anılarını kaleme aldığı sırada, Sylvia Ageloff’un hâlâ hayatta olmasıdır. Sudaplatov’un anıları 1994 yılında yayımlandı, Sylvia Ageloff ise 1995 yılında New York’ta 86 yaşındayken vefât etti. Troçki Suikastı’ndan sonra 55 yıl boyunca evinden pek çıkmadan yaşamıştı.    

Bütün olaylar, suikastın alt yapısının Paris’te hazırlandığına işâret ediyor. Frida Kahlo, Sylvia Ageloff ve Marguerite Rosmer Coyoacán’da kullanılacaktı. Bu üç kadın da Troçki Suikastı sırasında Coyoacán’daydılar.

1929 yılından beri Troçki ile görüşmeyen Alfred ve Marguerite Rosmer çiftinin, Coyoacán’a gelmesi ve hemen her gün Troçki ile görüşmeye başlamaları bir tesâdüf müydü? Sanmıyorum. Çünkü, Ramón’dan sürekli olarak küçük hizmetler istiyorlar, hep birlikte kırlarda pikniğe çıkıyorlardı ( Büyükada’dan Meksika’ya Troçki’yle Sürgünde, s. 119, 1999 ). Bundan daha tuhaf olan husûs, Paris’teki Jacques Mornard’ın Coyoacán’da hem Jacques Mornard kimliğini hem de Frank Jacson kimliğini kullanmasıydı. Frank Jacson ismine düzenlenmiş pasaportun aslı Kanada devleti tarafından 1937 yılının Mart ayında Lovinac doğumlu Hırvat asıllı Anto Babic isimli bir göçmene verilmişti. Belgelerden, Anto Babic’in 12 Nisan 1925 günü göçmen olarak Kanada’ya giriş yaptığı anlaşılıyor. Kanada’da Tony ismini kullanan maden işçisi Anto Babic, 7 Nisan 1937 günü İspanya’ya ulaşmıştı ve İç Savaş’a Dimitrov Taburu’nda katılmıştı. 3 Nisan 1938 günü, Morelja’da, hakkında ölüm kaydı düşüldü. Uluslararası Tugaylar’a teslim edilen pasaportların bazen değiştirildiklerini, ölenlerin pasaportlarının daha sonra kullanılması amacıyla diğer muhâriblere veya Sovyet ajanlarına verildikleri biliniyor. Anto Babic’in pasaportu da Sovyet ajanlarının eline böyle geçmişti. Onlar da, tahrîfât yaparak, Babic’in isminin yerine Frank Jacson ismini yazmışlardı ve fotoğrafını da çıkarıp yerine Mercader’in fotoğrafını yapıştırmışlardı. Sylvia Ageloff ve Marguerite Rosmer açılarından şimdilik Ramón Mercader’in Belçikalı Jacques Mornard ve Kanadalı Frank Jacson kimliklerini bir yana bırakalım, Marguerite’nin kocası Alfred, şâyet NKVD’ye çalışmıyor olsaydı, en azından Belçikalı Jacques Mornard’dan şüphelenmesi gerekmez miydi? Çünkü, çok sayıda eseri bulunan Alfred Rosemer’in Fransızcası mükemmeldi. Belçikalı Jacques Mornard ise Fransızca’yı bâriz biçimde İspanyol aksanıyla konuşuyordu. Mükemmeliyetçi Rosemer’in bu husûsta niçin sustuğu ancak karısyla birlikte işin içinde olmalarıyla açıklanabilir.

Ramón Mercader kendisi gibi İspanya İç Savaşı muhâribi ve NKV ajanı olan annesi Eustacia María Caridad del Río Hernández ile Paris’teyken, Sudaplatov ile Eytington, Utka Operasyo’nun şebekeleriyle görüşmek üzere 1939 yılının yaz başında Moskova’dan yola çıkarlar. NKVD’den Miller’ın hazırladığı sahte pasaportlarla Odessa’dan Atina’ya geçerler. Atina’da kimliklerini değiştirip, Marsilya’ya, oradan da Paris’e ulaşırlar. Paris’te hem Ramón Mercader’in hem de Siqueiros’un şebekeleriyle ayrı ayrı toplantı yapacaklardır. İki şebekenin birbirlerinden haberiyse yoktur. Sylvia Ageloff ise 1939 yılının Ocak ayında New York’a dönmüştü.

1939 yılında Utka Operasyonu şebekelerine NKVD bünyesinden çok özel biri olan Yosif Romualdoviç Griguleviç dâhil edilmiştir. Sovyetler Birliği’nin 1937 ile 1953 arasında Avrupa’da ve Latin Amerika’da gerçekleştirdiği operasyonların çoğunda bu adamın rolü vardır. Ailesi Kırım Karayları asıllıydı. İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve Rusça biliyordu. İspanya İç Savaşı sırasında Orlov’un altında “Maks” ve “Felipe” kod isimleriyle çalıştı. Başlıca görevi seyyâr ekibiyle birlikte Troçkistler’i yakalayıp öldürmekti. Vittorio Vidali ve Tina Modetti onunlaydı. Andreu Nin Pérez’i Griguleviç’in ekibi öldürmüştü. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Teodoro B. Castro sahte kimliğiyle Kosta Rika elçisi olarak İtalya’da ve Yugoslavya’da bulundu. Görevi Josip Broz Tito’ya suikast düzenlemekti. Ama, Stalin 1953 yılında ölünce suikastı gerçekleştiremeden Moskova’ya dönecektir. Stalin’in ölümüyle birlikte kariyeri de sona ermişti. Kendisini yazmaya verdi. Yosif Lavretzky ismiyle 58 kitâbı yayımlandı. Kitâblarının arasında bir de Ernesto Ché Guevara biyografisi vardır. Onun Ché biyografisinin İngilizce baskısı 1976 yılında Progress Publishers tarafından 311 sayfa olarak yayımlanacaktır.  

Yosif Romualdoviç Griguleviç 1940 yılının Ocak ayında “Yuzek” kod ismiyle Meksika’ya girdi. Görevi gereği Utka Operasyonu’nun her iki şebekesiyle de bağlantısı olacaktı. Sudaplatov, onun üçüncü bir şebeke daha kurduğunu yazar ( Özel Görevler, s. 98, 2015 ). Ancak, bu şebekenin kimlerden oluştuğuna ilişkin bir bilgi vermez. Bununla birlikte, Griguleviç’in Meksika’da önce Vittorio Vidali ile görüştüğünü biliyoruz. Bu da Vidali’nin Utka Operasyonu’nun içinde olduğunu kanıtlıyor. Troçki’nin korumalarından Robert Sheldon Harte ile ilişkiyi kuranınsa Griguleviç olduğu biliniyor.            

3 Eylül 1939 günü de Ramón ve Caridad del Río “Île-de-France” gemisiyle New York’a gelir. Burada Frank Jacson ismine düzenlenmiş pasaportu kullanır. Sylvia da arkadaşlarına Ramón Mercader’i Frank Jacson olarak tanıtır. Onlardan biri Lillian Pollak’tır. 2016 yılında 101 yaşındayken hayata vedâ eden yazar ve şâire Pollak’a, Dördüncü Enternasyonel için Rosmerler’in evine Frank Jacson ile birlikte gittiklerini, ama Frank’in içeriye girmeyip, kendisini dışarıda beklediğini söyler. Pollak yazdığı romanda ve söyleşilerinde Frank Jackson’ı hep “karanlık bakışlı adam” olarak tanımlamıştır ( Class Struggle, S. 3, s. 16, 2012 ). Ramón kısa bir süre kaldığı New York’tan Mexico City’ye gider. Eytington 1939 yılının Ekim ayında New York’a geldiğinde Ramón Mexico City’dedir. Aralık ayındaysa Sylvia bir doktor raporu ayarlayıp, 1940 yılının Ocak ayında Mexico City’ye gelir. Meksika’da hemen her gün Troçki’yi ve Natalya’yı ziyâret eder. Coyoacán’da Rosmerler de vardır. Ramón’u, akıllı, cömert ve çok yakışıklı bulan Marguerite’in melankolik hâli kimsenin dikkatinden kaçmamıştır. 26 Mart’ta Sylvia New York’a döndüğünde, Ramón da “139 Calzada Manuel Villalongín” adresindeki Shirley Courts’a yerleşir. Marguerite Rosmer’in burada defalarca Ramón’u ziyâret ettiği biliniyor. Muhtemelen bu ziyâretlerini kocası Alfred’den gizli yapıyordu. Bir keresinde Ramón’u Edificio Ermita’da bile aramıştır. Çünkü, Edificio Ermita’nın 620 numarılı odasını Ramón şirket adresi olarak vermişti. Oysa, 620 numarılı odayı kirâlayan kişi David Alfaro Siqueiros görünmektedir.

24 Mayıs sabahı saat 04.00’te Siqueiros’un şebekesi polis giysileriyle Troçki’nin evine baskın düzenler. Bu baskında David Alfaro Siqueiros’ın, Juan Zúñiga Camacho’nun, Antonio Pujol Jiménez’in, David Serrano Andonegui’nin, Néstor Sánchez’in, Luis Arenal Bastar’ın, Leopoldo Arenal Bastar’ın, Angélica Arenal Bastar’ın, Julia Barrados Serrano’nun, Luis Mateo Martínez’in, Ana María López’in ve Mariano Herrera Vázquez’in bulundukları kesindir. Kapıyı onlara Robert Sheldon Harte açmıştır. Şebeke 19 numaradan ayrılırken Sheldon’ı da yanlarında götürür. Sheldon’ı polisin Griguleviç’i öğrenmemesi amacıyla mı kaçırdıkları, yoksa Sheldon’ın onlarla mı gittiği husûsu hayli şüphelidir. Sonradan onun aslında ABD Komünist Partisi’nin üyesi olduğu sırada NKVD tarafından işe alındığı ve “Amur” kod ismiyle faâliyet gösterdiği iddiâ edilmiştir. Troçki ise, “Sheldon bir NKVD ajanı olsaydı, böyle baskına hiç gerek olmazdı, rahatlıkla beni bir gece öldürebilirdi” meâlinde bir açıklama yapmış olsa bile, 9 Mart 1954 günü, Eytington, “Sheldon bir hâindi. Baskına katılanlar ne Troçki’yi ne de onun arşivini buldular. Sheldon âteş edenlere, işin şekli baştan kendisine söylenseydi, baskına katılmayı kabûl etmezdim dedi. Bu da onun tasfiye edilmesi için gerekçe oldu. Onu Meksikalılar öldürdü,” diyecektir. Sheldon iki taraf açısından da hâindi. Sonradan New York’taki dairesinin bir duvarında Stalin’in resminin asılı olduğu ve kitaplığındaki İngilizce-İspanyolca lugatın ilk sayfasında Siqueiros imzâsının bulunduğu açıklandı.

Bu baskının düzenlenmesine, Sudaplatov’un, Eytington’un ve Griguleviç’in dışında, Vittorio Vidali ile sevgilisi Tina Modetti, Pedro Fernández Checa, Rafael Carrillo Azpéitia, Vittorio Codavilla,Valentín Campa Salazar ve Hernán Laborde de karışmışlardır. Pedro Fernández Checa, İspanya İç Savaşı’nda NKVD için özel görevlerde bulunmuş bir Stalinist’ti. Bir iddiâya göre Paracuellos Katliâmları’nın emrini de Pedro Fernández Checa vermiştir. Öldürülenlerin çoğu sivil, asker ve rahip tutuklulardı. Kendilerine serbest bırakılacakları söylenen tutuklular kamyonlara bindirilerek Paracuellos del Jarama ve Torrejón de Ardoz’un dışındaki tarlalara götürüldü ve orada vurularak toplu mezarlara gömüldüler. Hugh Thomas 2 bin ( The Spanish Civil War, s. 463, 2011 ), Anthony Beevor 2 bin ( The Battle for Spain, s. 173, 2006 ), José Luis Ledesma 2.200 ile 2.500 arasında ( Violencia roja y azul, s. 233, 2010 ), Julián Casanova 2.700 ( Víctimas de la guerra civil, s. 134, 2006 ) ve Javier Cervera 2 binden fazla ( Madrid en guerra, s. 93, 2006 ) tutuklunun öldürüldüğünü belirtirler. O da José Cazorla Maure’dan veya Mikhail Koltsov’dan emir almış olabilir. Vittorio Vidali’nin ve Tina Modetti’nin İspanya İç Savaşı’ndaki faâliyetlerine sık sık değindiğim için, onları geçiyorum. Vittorio Codavilla ise, İspanya İç Savaşı’nda Eytington’un emrinde çalışmıştı ve Andreu Nin Pérez cinâyetine karışanlardan biriydi.        

Sheldon’ın cesedi, Santa Rosa kasabasında, Rancho Tlalninilalpa olarak bilinen yerde, Desierto de los Leones yolunun 22’nci kilometresine 500 metre mesâfedeki bir evde bulundu. Üçgen çatılı, kerpiç bir binâydı. Sánchez Salazar’ın adamları bir odayı ararlarken, bir kampetin baş kısmının ve şiltesinin kan izlerinin ortadan kaldırılması maksadıyla kesildiğini anlamışlardı. Odanın duvarlarıysa kireçle yeni badana yapılmıştı. Buysa duvarlara bulaşan kanın yıkandığını ve üstünün kireçle örtüldüğüne işâret ediyordu. Polis, evde, bir pantolonun, bir çift sandaletin ve birkaç düğmenin kömürleşmiş kalıntılarını da bulmuştu. Onlar kampetten kesilen kısım ve şilteyle birlikte yakılmıştı. Kalıntıların bulunduğu yerde boş bir benzin şişesi de vardı. Polis, Robert Sheldon Harte’ın cesedinin bir odanın zemini kazılarak kireç içine gömülmüş hâlde buldu. Bu da hızlı bir çürümeye neden olmuştu. Cesedin derisiyse baştan aşağıya soyulmuştu. Ancak, polis, parmak izi tesbiti açısından parmak pedlerinin sağlam kaldığını fark etti. 27 Haziran 1940 günlü polis raporuna göre, Sheldon’ı oraya Siqueiros, Pujol, Leopoldo ve Luis Arenal kardeşler getirmişti. Onu, 25 Mayıs gününde, Leopoldo ve Luis Arenal kardeşlerin öldürmüş olabileceği düşünülüyordu. Mariano Herrera Vázquez ise, baskından önce, Siqueiros ile karısının kerpiç eve sık sık geldiklerini, Siqueiros’in karısının evi teşrif ettiğini ve kendisinin de Siqueiros için Gringo’yu orada tuttuğunu söyleyecektir.            

28 Mayıs’ta Ramón ile Troçki tanışırlar. Natalya o günü, “Sylvia Ageloff’un kocası Jacson ile ilk görüşmemiz 28 Mayıs sabahı saat 09.00’da oldu” şeklinde anlatacaktır ( Socialist Appeal, 26 Ekim 1940 ). Ramón’dan Sylvia’nın kocası olarak bahsetmektedir. Ramón’un Troçki ile tanışmasını Rosmerler hazırlamışlardı. Sözde Rosmerler’i 19 numaradan alıp, onları otomobiliyle Vera Cruz’a götürecektir. Bahçede tavşanları besleyen Troçki, Ramón’un kapıda Rosmerler’i beklediğini öğrenince, içeriye alınmasını söylemiştir.    

12 Haziran’da Ramón New York’a dönerken Buick’ini Troçki’ye kullanmaları için bırakır.  

Ramón ile Sylvia 14 Haziran 1940 ile 30 Haziran 1940 arasında Brooklyn’deki Hotel Pierrepont’un 737 numaralı odasında kalırlar. Otel defterine “Bay Frank Jacson ve karısı” olarak yazılmışlardır. Eytington da New York’a gelmiştir. Ramón, Caridad del Rio ve Ermeni kökenli NKVD câsûsu Hayk Hovakimyan ile görüşmeler yapar. Hovakimyan, Julius ve Ethel Rosenberg’i Sovyet câsûsu olarak işe alan kişi olarak biliniyor. Ancak, Troçki Suikastı’ndaki rolü hâlâ tam olarak aydınlatılamamıştır. Ramón, Sylvia ve Eytington New York’ta iken, Marguerite ve Alfred Rosmer çifti de Vera Cruz’dan New York’a gelirler. Ramón ve Sylvia onlarla buluşup, görüşürler. Troçki biyografilerinde yazılanların aksine, Marguerite ve Alfred Rosmer çiftinin Ramón Mercader ile Coyoacán’da tanışmadıkları kesindir. Muhtemelen onları 1938 yılında Ramón ile Sylvia tanıştırmıştı ve Troçki Suikastı için birlikte oluyorlardı. Bu da Coyoacán’daki her şeyin bir oyun olduğunu kanıtlıyor.

Haziran ayının sonunda, Ramón Mercader, 737 numaralı odadan Eastern Airlines’e arayıp, New York-New Orleans ve New Orleans- San Antonio uçuşları için bilet alır. San Antonio’dan yürüyerek Laredo’daki sınır kapına gidecek, oradan da Mexico trenine binecektir. San Antonio’dan Sylvia’yı arayıp, Meksika’ya girmek üzere olduğunu söyler. Mexico’daki oteline 5 Temmuz’a kadar giriş yapmadığı kesindir. Ramón’un 30 Haziran ile 5 Temmuz arasındaysa nerede olduğu ve ne yaptığı bilinmiyor. Puebla yakınlarında hastalandığı ve dinlendiği iddiâ edilmiştir. Ama, 5 Temmuz’dan 14 Temmuz’a kadar, 16 Temmuz’da ve 18 Temmuz’dan 9 Ağustos’a kadar “Rio Lerma 31, Col Cuauhtemoc” adresindeki Hotel Maria Christina’da kalmıştır. Gündüzleri uyuyup, geceleri otelden ayrılıyordu. Sabahlarıysa 04.00 ile 05.00 arasında otele dönüyordu. 15 Temmuz ve 17 Temmuz günlerinde otele hiç uğramamıştır. Puigventós gibi bazı araştırmacılar Ramón’un 7 veya 8 Ağustos günü New York’a dönmesi için Eytington’dan bir telgraf aldığını söylemişlerdir. Bana pek inandırıcı gelmiyor.

9 Ağustos’ta Slyvia Ageloff 16 saatlik bir uçuşun ardından Mexico şehrine gelir. FBI raporları Sylvia’nın Eastern Airlines’in bir DC-3 uçağıyla seyâhat ettiğini kanıtlıyor. New York’tan 8 Ağustos günü saat 19.00’da kalkan uçak, Washington, Atlanta, New Orleans, Houston, Corpus Christi ve Brownsville aktarmaları yapıyordu. Uçak 9 Ağustos günü saat 08.10’da Brownsville’e iner ve orada 10 kişi olan Meksika yolcularını bir Pan Am uçağına transfer edilir. Bu uçak Brownsville’den 09.10’da havalanıp, 12.35’te Tampico’ya ulaşacaktır. Sylvia Ageloff gelince Ramón Hotel Maria Christina’dan çıkışını yaptırır ve birlikte “Paseo de la Reforma 240” adresindeki Hotel Montejo’ya yerleşirler.

Sylvia, 10 Ağustos günü Troçki’yi ziyârete gider. Natalya Sedova’ya şehre evlenmek üzere olduğu Jacques Mornard ile geldiğini söyler. Troçki’nin insanlar üzerindeki etkisinden emîn olması, sağduyusunu sakatlıyordu. Bu nedenle Ramón Mercader’in yeniden Meksika’da olmasına çok sevinmiştir. Aslında, 19 numarada, Natalya dışında hiç kimse Ramón Mercader’den rahatsızlık hissetmiyordu.  

Ageloff ve Rosmerler, Avenida Viena ile Morelos arasındaki adada bulunan 19 numaralı evin kapısını ardına kadar Ramón Mercader’e açmışlardı.

Ramón’aysa artık sadece o kapıdan içeriye girmek kalmıştır…

BİR CEVAP BIRAK

Yorum yap!
Adınızı giriniz